Posted by admin on Ocak 11, 2010 at 00:42
Nar ile Meme Kanseri Riskini Azaltmak
Narın içindeki “ellagitannins” adlı kimyasal maddenin kanser hücrelerinin çoğalmasına neden olan östrojen hormonunun artmasını engellediği belirlendi.
ANKARA – Araştırmanın, meme kanserine karşı yeni ilaçların geliştirilmesinin yolunu açabileceğini belirten bilimadamları, bu esnada bu mevyeyi daha çok tüketmenin yararlı olabileceğini söylediler.
Daily Telegraph’taki habere göre uzmanlar, faydası olması için bu kimyasallardan ne kadar gerektiğini henüz bilmediklerini belirttiler. Ohio Devlet Üniversitesi Dahiliye Bölümü profesörü Gary Stoner, araştırmada, etki göstermesi için “görece yüksek seviyede ellagitannin bileşimine” ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Araştırma, Amerikan Kanser Araştırma Kurumunun yayın organı “Cancer Prevention research“de yayınlandı.
Archived under kanser
Posted by admin on Aralık 25, 2009 at 03:20
Kanser Tedavisi Planlaması
Doktorunuz tedavi planını yaparken kanser tipi,vücudun neresinde olduğu,ne kadar yayıldığı, yaşınız ve genel sağlığınız gibi faktörleri değerlendirir.Tedavinizin sıklığı ve süresi kanserin tipi, almakta olduğunuz ilaçlar,kanser hücrelerinin ilaçlara cevabı ve ilaçların yan etkileri gibi bir çok faktöre bağlıdır.
Kemoterapi genellikle bir çok kür olarak verilir.Her kür,verilen ilaç veya ilaçlara bağlı olarak birkaç saatten birkaç güne kadar sürebilir ve birkaç haftalık dinlenmelerle uygulanarak vücudunuz her hangi bir yan etkiye karşı korunmuş olur.Toplam kür sayısı kanserin ilaçlara vereceği cevaba bağlıdır.Tüm kemoterapi kürlerinin tamamlanması belki de aylarca sürebilir.Kemoterapi infüzyon pompası ile verildiğinde,birkaç günden birkaç haftaya kadar değişen bir zaman süresince uygulanabilir.Ağızdan verilen kemoterapi,dinlenme sürecinde önce günlük küçük dozlar şeklinde haftalarca veya aylarca sürebilir.
Kemoterapi verilmeden önce,röntgen çekilmesi,kan testleri yapılması veya doktorunuzu görmeniz gerekebilir.Tüm kemoterapi ilaçları özel usullerle hastanede hazırlanarak size verilir.
Doktorunuz tedavi planını size anlatacaktır eğer herhangi bir sorununuz varsa çekinmeden doktorunuza sorun.Sorularınızı unutmamak için not almanız ve bu tedavi planını anlatırken bir yakınınızla gelmeniz yararlı olur.
Doktorunuz,kan testleri,röntgen filmleri ve taramalarla düzenli olarak kemoterapinin kanseriniz üzerindeki etkilerini değerlendirilicektir.Bu testlerle kanserin tedavi karşısında ne kadar etkilendiği gözlemlenir.Bazen testlerin sonucuna göre tedavi planınızı kısmen veya tamamen değiştirebilir. Kimi zaman verilmete olan ilaçlar kanseri yeterince küçültmeyebilir.Bu durumda ilaçları değiştirmek daha etkili olabilir.Nadiren tedaviniz,kemoterapi ilaçlarının geçici olarak kemik iliği faaliyetlerini engellediğinden bir süre ertelenebilir.Böylece,bir sonraki kür verilmeden önce kemik iliği faaliyeti normala döner
Archived under kanser
Posted by admin on Aralık 21, 2009 at 16:57
Tedavi uygulama süresi ve sıklığı hastalığınızın ve sizin durumunuza göre özel olarak seçilen kemoterapi şemasına bağımlıdır. Tedavi ile elde edilen cevaba ve oluşan yan etkilere göre süre ve sıklık doktorunuz tarafından değiştirilebilir. Genellikle en sık kullanılan aralar 3 veya 4 hafta olmakla birlikte bazı tedavi şemalarında haftada bir veya iki haftada bir uygulamalar vardır. Kemoterapinin zamanlaması konusunda en önemli, hatta hayati önem taşıyan nokta tedavinin mümkün olduğu kadar düzenli ve yan etkilerin izin verdiği ölçüde zamanında yapılmasıdır. Tedavi aralıkları gereksiz uzatıldığında tümöre kendini toparlama ve ilaçlara
direnç kazanarak daha da güçlenme şansı verilmiş olur. Bu şekilde tümör büyümeye ve yayılmaya devam eder ve tedavi başarı şansı azalır. Kemoterapi randevularınız konusunda kesinlikle doktorunuzun önerileri dışına çıkmayınız. Herhangi bir nedenle (aile sorunları, parasal sorunlar vb.) tedaviyi bırakmadan önce mutlaka doktorunuzla konuşarak sorunlarınızı anlatınız ve yardım isteyiniz. Tedavi günlerine mutlaka uyunuz. Kendinizi iyi hissetmediğiniz gerekçesi ile asla kendiliğinizden tedavi gününüzü değiştirmeyiniz, ve evde kullanmak zorunda olduğunuz ilaçları almamazlık etmeyiniz. Aksi halde eksik tedaviden kaynaklanan tedavi başarısızlıkları ile siz karşı karşıya kalırsınız.
Archived under kanser
Posted by admin on Aralık 21, 2009 at 16:53
Bütün Kanserler için Aynı Kemoterapi mi Uygulanır
Hayır, her organın kanserinin tedavisi ve ilaçları farklılık gösmektedir. Hatta bazen aynı kanser için bile farklı tedaviler uygulanabilir. Bu kanserin tipi, yaygınlığı, çoğalma hızı, hastanın daha önce kemoterapi alıp almaması ve hastanın yaşına bağlı olarak değişir. Ayrıca kanserin geliştiği organa göre tedavi süresi de değişebilmektedir.
Archived under kanser
Posted by admin on Nisan 25, 2009 at 12:04
8. Ulusal Kanser Kongresi Başkanı ve Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İdris Yücel, Türkiye’de 1970′li yıllarda hastalıklara bağlı ölümlerde dördüncü sırada yer alan kanserin, şimdi ikinci sıraya yükseldiğini söyledi. Kanserlerin yüzde 30-40′ının önlenebilir olduğuna dikkati çeken Yücel, buna rağmen kanser hastalarının sayısındaki artışa işaret ederek, ”Böyle giderse korkarım ki birinci sıraya çıkacak” dedi.
KADINLARI BEKLEYEN RİSK
Türkiye’de kadınlarda meme, erkeklerde akciğer kanserinin sık görüldüğünü vurgulayan Yücel, yüz binde 50-150 kişinin bu hastalıklara yakalandığını belirtti.
Yücel, sigara kullanmamanın erkeklerde akciğer, liften zengin, yağdan fakir sağlıklı beslenmenin de kadınlarda meme kanseri riskini azaltacağını kaydetti. Genetik faktörlerin meme kanserinin görülme riskini artırdığına işaret eden Yücel, ”Her sekiz kadından birinin yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski var” diye konuştu.
KANSER TEDAVİSİNDE TEHLİKE ÇANLARI
Teknolojik gelişmeler, çevresel faktörler ve sanayileşme nedeniyle gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de kanserli hastaların sayısında artış olduğunu bildiren Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Türkiye’de her yıl 150 bin kişi kansere yakalanıyor. Bu hızla giderse 500 bine yükselmesinden korkuyoruz. Buna karşın Türkiye’de kanser uzmanı sayısı çok az. 200 civarında tıbbi onkolog var. Bu sayıyı artırmak için bir takım çalışmalar yapılmalı ve onkoloji uzmanı yetiştirmek için gerekli tedbirler alınmalı. En önemli sorunumuz mecburi hizmet. Tıp fakültesini bitirdikten sonra onkoloji uzmanı olmak için iç hastalıkları ihtisası yapılması gerekiyor. Bunun ardından mecburi hizmet var. Onkoloji ihtisası yapanlar da ihtisasın ardından bir mecburi hizmet daha yapıyor. 45-50 yaşından sonra mı bu insanlardan yararlanmaya başlayacağız? Dolayısıyla akademik kariyere kalamıyorlar. Bu nedenle sürekli kendini yenileyen bir onkoloji camiası yaratamıyorsunuz. Yani bizler de çekildiğimiz zaman arkamız bomboş kalır. İnsan yetiştiremiyoruz. Yetiştireceğimiz hekimi alıp mecburi hizmete mahkum ediyorsunuz. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde Türkiye’de onkoloji uzmanlarının sayısının azalacağından endişe ediyorum. Sayıyı artırmak için uğraşacağımıza bu çocukların önünü kapatmak için uğraşıyoruz. Hematoloji de aynı durumda. Bir süre sonra hematoloji uzmanı kalmayacak. Arkadan insan gelmiyor. Çok ciddi bir sorun.”
ULUSAL KANSER KONGRESİ
Antalya Belek’te 21 Nisanda başlayan 18. Ulusal Kanser Kongresiyle ilgili de bilgi veren Yücel, Tıbbi Onkoloji Derneği, Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği ve Türk Pediatrik Onkoloji Grubu’nun düzenlediği kongrenin, 1975 yılında 150 kişiyle başladığını, bugün kongreye katılımın 1300′ün üzerinde olduğunu söyledi.
Dünyada ve Türkiye’de bilimsel tanı ve tedavilerdeki gelişmelerle, onkoloji ve nano tıp, moleküler genetik, hedef moleküller gibi güncel konuların ele alındığı kongre 26 Nisanda sona erecek.
Archived under Kategorilenmemiş, kanser