‘erkek sağlığı’ Kategorisi için Arşiv

aids, cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklar

Pazar, 06 Temmuz 2008

Cinsel İlişki ile Geçen Hastalıklar

Erkek cinsel organlarına cinsel ilişki yolu ile çeşitli mikroplar girebilir. Bu mikroplar vücutta üredikten sonra hastalık ortaya çıkarırlar. Hastalık bazen birkaç gün içerisinde akıntı, idrar yolunda yanma gibi şikayetler ile ortaya çıkarken, bazıları sinsice ilerler ve geç belirtilerle ortaya çıkarlar. Çok çeşitli olan bu hastalıkların birçoğunun tedavisi mümkündür. Bunun için bu tip bir şüpheli ilişki yaşanmışsa bir Üroloji uzmanına gitmek gereklidir. Bazı hastaların kulaktan dolma bilgilerle ve kendiliğinden uygun olmayan ilaç almaları sonucunda kolayca tedavi edilebilecek bu mikroplar, ilaçlara direnç kazanmakta ve tedavi zorlaştırmaktadır. Unutulmaması gereken bir nokta da bu tip bir ilişkiden sonra eşiyle birlikte olan erkekler mikrobu eşine de bulaştırmakta ve kendileri tedavi olsa da eşleri tedavi olmadığı için eşinden tekrar mikrop kapmaktadır. Bu nedenle, böyle durumlarda eşlerinde Kadın Doğum uzmanı tarafından tedavi edilmesi gereklidir. Ancak en önemli tedbir bu tip şüpheli ilişkilerde prezervatif ile korunmaktır. Artık çeşitli uluslardan insanların kolayca bir arada olabildiği ülkemizde çok çeşitli ve tedaviye dirençli mikroplar mevcuttur ve bu nedenle de korunma çok önem taşımaktadır. Eğer bu tip hastalıklar iyi tedavi edilmezlerse ve tekrarlarsa erkeklerde idrar yolu darlığı, kısırlık gibi ciddi hastalıklara; kadında da çok ciddi kadın hastalıklarına neden olabilirler.

AİDS bu hastalıklar içerisinde özel bir öneme sahiptir. Bu önemin hem son yıllarda çok yaygınlaşması, hem sinsice ilerlemesi hem de maalesef henüz tam tedavisinin yapılamamasıdır. Hastalık en çok cinsel ilişki, kan ve kan ürünleri yoluyla ve hastalıklı anneden bebeğe geçişle olur. Henüz yakın arkadaşlık, tuvalet, banyo, yiyecek-içecek, sinek-böcek yoluyla geçtiği ispatlanmamıştır. Tükürükle geçme şansı çok azdır. Asıl hastalık belirtileri yaklaşık 10 yıldan sonra görülür. Şikayetler çok çeşitli olabilir. Bunlar halsizlik, kilo kaybı, ateş, uzun süren ishal, vücuttaki bezelerde şişme şeklindedir. Kan tahlili ile hastalığın gösterilmesi için mikrobun vücuda girmesinden sonra 2-3 ay geçmesi gereklidir.

erkekte cinsel ilişki bozuklukları, nasıl önlenir

Pazar, 06 Temmuz 2008

Cinsel ilgi ve istek bozukluğu:

İngiltere’de seyrek ancak Amerika’da daha sık rastlandığı bildirilmektedir. Bazıları ereksiyon bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkar ve çoğunlukla evlilik içi ilişkilerde bozukluk ve depresyonla birlikte görülür. Hipogonadizm gibi organik nedenler dışlanmalıdır.

Uyarılma (Ereksiyon) Bozukluğu:

En sık rastlanan cinsel işlev bozukluğudur. Genellikle diğer cinsel işlev bozukluklarına oranla daha ileri yaşta görülürler ve nedenleri arasında organik (bedensel hastalık) nedenlere sık rastlanır.

Erken Boşalma:

Tanımlanması zor bir bozukluktur. En doğru yaklaşım erkeğin boşalma zamanının çift için tatminkar olup olmadığını değerlendirmektir. Ancak kadında orgazm güçlüğü olabileceği göz önünde bulundurulmalı ve beklentinin gerçekçi olup olmadığına da dikkat etmek gerekir. Genellikle birincil olarak ortaya çıkar ve hızlı mastürbasyon yatkınlaştırıcı bir nedendir. Geçici erken boşalma sık görüldüğünden, yalnızca süreklilik kazanmış durumlarda bir bozukluk olarak kabul edilmelidir.

Geç boşalma / boşalamama:

Nadir görülür. Hem boşalmayı hem de orgazmı etkiler. Orgazm oluşmasına karşın boşalma olmuyorsa geriye (retrograd) boşalma akla gelmeli ve diğer organik nedenler de dışlanmalıdır

Ağrılı Boşalma ve disparenü:

Boşalma veya cinsel birleşme ağrılıdır. Organik nedenler dışlanmalıdır.

CİB Yaygınlığı

Toplumda cinsel sorunların görülme sıklığının CİB Tedavi Merkezlerine yapılan başvurulardan çok daha yaygın olduğu bilinmektedir. Crowe ve Jones (1992)’a göre normal popülasyonda cinsel doyumsuzluk veya CİB erişkinlerin 1/5 ila 1/3’ünde zaman zaman ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde CİB yaygınlığını araştıran araştırmalara rastlanmamıştır.

erkekte cinsel güçsüzlük, nedeni, tedavi yöntemi

Pazar, 06 Temmuz 2008

Cinsel Güçsüzlük Ülkemizde ve dünyada erkeklerin daha çok ileri yaşlarda olsa da artık genç yaşlarda da sık karşılaştığı bir hastalıktır. Cinsel güçsüzlük çok çeşitli şekillerde tanımlanabilir ama kısaca erkeğin cinsel gücünden memnun olmaması olarak da tarif edilebilir. Bazen bu durum gerçek bir cinsel güçsüzlük değilse de kişi hekime başvurmaktadır. Özellikle şehir yaşantısının getirdiği stres ile bu hastalığın hem sıklığı artmış hem de daha genç yaşlarda görülmeye başlamıştır.

Cinsel güçsüzlükte neden ya ruhsal ya da bedenseldir. Burada ilke olarak hasta öncelikle bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilir ve bedensel bir neden olup olmadığı araştırılır. Eğer böyle bir neden saptanmazsa veya ruhsal bir neden düşünülürse bir psikiyatri uzmanına yollanır. Bazen her iki nedende mevcut olabilir ve bu nedenle her iki branştaki hekim tarafından tedavi gereklidir. Bazen ortaya çıkan bedensel hastalıklar nedeniyle hastanın bir iç hastalıkları veya beyin cerrahi uzmanı tarafından da tedavisi gerekebilir.

Bedensel hastalık olarak çeşitli hormon hastalıkları, şeker, böbrek, karaciğer, kalp-damar hastalıkları gibi nedenler bulunabilir. Kullanılan çeşitli ilaçlar nedeniyle olabilir. Sonuçta erkeklik organının damarlarında veya sinirlerinde hasar meydana gelir. Genelde bu hastalıklarda yakınmalar yavaş yavaş gelişir. Kavga, ani stres gibi durumlarda başlangıç anidir ve çoğu zaman bu neden hasta tarafından da fark edilir.
İlaç tedavisinden mutluluk çubuğu takılmasına kadar çok çeşitli tedavileri mevcuttur. Bu tedavi kararları üroloji uzmanı tarafından gerekirse diğer hekimlerle işbirliği ile ve hastanın da bilgisi dahilinde alınır.

varikosel nedir?, kimlerde görülür, etkileri

Pazar, 06 Temmuz 2008

Varikosel testis kanını boşaltan toplar damarlarının genişlemesine verilen isimdir.
Eriskin erkeklerin %25 kadarında varikosel bulunur. Genel olarak varikosel erkeklerde kısırlığın en sık sebebi olarak kabul edilir.
Sıklıkla sol taraf testisinde görülür.
Nadiren sadece sağ tarafta veya her iki tarafta da görülebilir (%10-15).
Sol taraftaki toplar damarın sağdakinden 10 cm daha uzun oluşu, solda daha sık görülmesinin nedenlerinden biri olabilir.|Testislerin üst kısmında-yanda, skrotumun (torbanın) içinde kıvrımlar halinde şişlik hissedilir.
Bazı varikoseller ağrı sebebi olabilirler. Ağrıdan kurtulmak için, testislerin sarkması ve dolayısıyla damarın gerilmesini önlemek gerekir. Bu amaçla, sporcuların kullandığı süspansuvarlar önerilebilir.
Varikosel testise baskı yaparak testis çapının küçülmesine sebep olabilir.
Varikosel hastalığında erkeklerin çocuk yapma kabiliyeti testisteki kan dolaşımının bozulmasına bağlı olarak azalabilir.
Bir çok hasta bu durumdan sonra kısırlık sebebi aranırken saptanır.
Hastalık testis dokusunu ne kadar bozarsa ve testis ne kadar küçülürse çocuk yapma kabiliyeti o kadar azalır. |Varikoselin, sperm üretim yeteneğini bozup bozmadığının araştırılması için tahlil yapılması gerekir. Spermiogram adı verilen tahlil bozukluk derecesine göre ameliyat gerekebilir. |Varikosel için mevcut tek tedavi yöntemi ameliyattır.
Bir kez varikosel tanısı konulursa hastalık mutlaka cerrahi olarak düzeltilmelidir.
Ameliyatda genişlemiş testis toplar damarları bağlanır ve problem ortadan kaldırılır.
Operasyondan sonra varikosel tekrar oluşabilir ve yeni tedaviye gereksinim duyulabilir.

Eğer çocuk sahibi olamama varikosele bağlı ise ve geç kalınmamışsa tedaviden sonra bir kaç ay içinde başarılı sonuçar elde edilebilir.

vazelinle penis büyütme mümkün mü?, bilinen yanlışlar

Pazar, 06 Temmuz 2008

Asya’da erkekler, penislerini büyütmek için organlarına vazelin ve benzeri yağları enjekte ediyorlar.

Doktorlarsa, bu yüzden rahatsızlanan giderek daha çok sayıdaki erkeği tedavi etmekle boğuşuyor.

Doktorlar, vazelin enjekte etmek yüzünden, peniste doku tahribatının yol açtığı ciddi deformasyonlar meydana geldiğini belirttiler. Enjeksiyon sonucu enfeksiyon ortaya çıkmasının ise kangrene yol açabildiği bildirildi.

Londra’daki Üroloji Enstitüsü’nden Manit Arya, güneydoğu Asya ülkelerinde penis büyütme operasyonlarının çok yaygın olduğunu söyledi. Ancak Batı’daki doktorlar, erkeklerin kendi kendilerine uyguladıkları bu “penis büyütme yönteminin” İngiltere ve ABD’de de kullanılmaya başladığını belirtiyorlar. Doktorlar, Batı’daki erkeklerin bu yöntemi Asya’ya yaptıkları ziyaretlerde öğrendiklerini sanıyorlar.

Kendilerine başvuran ilginç bir vakayı anlatan Dr. Manit Arya, penisine yağ enjekte eden 31 yaşındaki bir erkeğin penisinin büyümeye devam ettiğini ve ereksiyon olamadığını gördüklerini söyledi. Arya, hastanın penis dokusunun altındaki ölmüş hücrelerin ameliyatla alındığı ve kendisine psikolojik tedavi almasının tavsiye edildiğini anlattı.