‘alerji hastalıkları’ Kategorisi için Arşiv

Bazı genel deri alerjileri hangileridir ?

Cumartesi, 23 Ağustos 2008

Bazı genel deri alerjileri hangileridir ?
a.Birisinin hassas olduğu maddelerle teması ile ileri gelen deri

il­tihabı (dermatitis).
b.Zehirli sarmaşık. (Bu bir nevi dermatisis hastalığıdır).
c.Atopik deri iltihabı (dermatitis) veya egzama.
d.Ürtiker.

Temasla gelen deri iltihabı (dermatitis) nedir ?
Bu alerjik hastalıkların en yaygınlarından biridir. Hastanın,

fazlasıyla hassas olduğu bir maddenin derisi ile teması sonucu

mey­dana gelir. Bunlardan birisi zehirli sarmaşıktır. Deri iltihabı

(dermatitis) belirtileri derinin kızarması ve kaşınmasıyla başlar;

son­radan şişkinlikler, çatlaklar, dışa sızıntılar, kabuk bağlamalar

ve dökülmeler meydana gelir. Bu belirtiler kendilerini bir yerde

gös­terebildiği gibi bütün vücudu da kaplayabilir.

Temasla ileri gelen deri iltihabını genellikle hangi maddeler meydana

getirir ?
Kimyevî maddeler, bitki yağları, kozmetikler, vücut kokusunu önleyici

losyonlar, ağız temizleyici ilâçlar, ilâçlar, giyecekler, plâstikler,

boyalar vs. Bunlara olan hassasiyet geniş ölçüde değişiktir.

Temasla ileri gelen deri iltihabının tedavi usulleri nelerdir ?
Kriz hallerinde antihistamin ilâçların verilmesi ve deri

tahrişleri­nin giderilmesi için gereken ilâçlara başvurulmasıyla.

Ayrıca alerjiyi meydana getiren maddenin tespiti ve bundan sonra bu

mad­deyle temastan kaçınmakla. Çok kez kortizon gibi bir steroit’e

baş­vurmak gerekli olur.

Atopik deri iltihabı nedir ?
Bu, özellikle bebeklerde rastlanan bir deri egzamasıdır ve genellik­le

bir besin maddesine duyulan hassasiyetten ileri gelmektedir. Bu gibi

hastalıklar genellikle irsidir.

Ürtiker nedir ?
Bu hastalık, deride çeşitli adetlerde ve muhtelif büyüklükte görü­nen

kabarcık veya sivilcelerden meydana gelen bir alerjidir. Bu

kabarcıklar ve sivilceler bazen çok büyük olur ve çok kaşıntıya yol

açarlar. Bunlar dudaklarda, yüzde, dilde, boğazda, kulaklarda, ve­ya

vücudun başka yerlerinde meydana gelebilirler.

Ürtiker veya kurdeşenin sebepleri nelerdir ?
Bunlar genellikle bir gıda maddesi veya bir ilâca karşı duyulan

al-lerj iden ileri gelmektedirler.

Ürtikerin belirtileri nelerdir ?
En rahatsız edici belirti aşırı kaşıntıdır.

Ürtikeri meydana getiren maddeler genellikle hangileridir ?
Balık, deniz mahsulleri, fazla baharatlı yemekler ve aspirin, en çok

ürtiker yapan şeyler1 arasında gelmektedir.

Ürtikerin nasıl yapılır ?
Dokunan madde veya yiyecekten alınmamasıyla ve gereken anti-alerjik

ilâçları kullanmakla. Önemli zamanlarda adrenalin veya benzeri ilâçlar

alınmakla krizli durum hafifletilebilir.

Ürtiker bir kez tedavi edildikten sonra yeniden tekrarlar mı ?
Evet. Ürtikere yol açan gıda maddesi yeniden yenildiği takdirde.

Çocuklar büyüyünce deri alerjileri geçebilir mi ?
Evet.

Deri alerjileri olan çocukların büyüyünce başka alerjilere de

meyil­leri olabilir mi ?
Evet. Çünkü deri alerjisi vücutta alerjik meyillerdin ancak bir

ta­nesidir.

Bronşiyal astım nedir ?

Cumartesi, 23 Ağustos 2008

Bronşiyal astım nedir ?
Bronşlarda bir tıkanmayla birlikte görülen bu durum kuru bir ök­sürük

ve zor nefes almakla kendisini belli eder. Çoğunlukla çocuk­lukta veya

genç çağlarda meydana gelen kronik bir hastalıktır.

Astım bronşiyali neler meydana getirir ?
Her genel alerjik madde. Polen, mantar tozları, ev tozları, yemek­ler

ve ilâçlar.

Astımatik krizler genellikle hangi saatlerde meydana gelir ?
Sabahın erken saatlerinde.

Astımın belirtileri nelerdir ?
Hırıltıyla solumak, boğulma hissi, kuru bir öksürük nefes vermek­te

güçlük.

Astım belirtilerini ne gibi şeyler hızlandırır ?
Had solunum yolları enfeksiyonu veya alerjik maddelere karşı

fazlasıyla açık kalmak.

Astımatik krizler anî gelir mi ?
Evet.

Astımatik krizde vücutta ne gibi şeyler meydana gelir ?
Bronş zarlarında ve ciğerlerin içerisindeki solunum borucuklarımda

şişkinlik olur. Bu hava yolunu daraltmaya yol açar. Bronşlardaki

tükürük bezleri normalden fazla tükürük çıkartmakla nefes darlığının

artmasına neden olurlar.

Yaş ilerledikçe astım geçer mi ?
Hayır. Çocukların yaşı ilerledikçe astımın geçeceğine dair çok ge­nel,

fakat tamamiyle yanlış bir inanış vardır.

Astım tedavisiz geçer mi ?
Hayır. Aksine, iyi ve gerekli tedaviyi görmediği takdirde kötüleş­meye

yüz tutar.

Astım nasıl tedavi edilir ?
a.Astıma neden olan alerjiyi bulmak ve bundan sonra (hyposensitation)

enjeksiyonları yaptırmak.
b.Steroid (kortizon) ilâçlarının verilmesi.
c.Akut nöbetleri hafifletmek için adrenalin veya (ephmephrine)

enjeksiyonları yaptırmak.
d.Bronş spazmlarını hafifletmek için solunum yolu ile verilen ilâçlar

çok kez akut nöbetleri rahatlatmaktadır.

Astım vakalarında hastayı hastaneye yatırmak gerekli olabilir mi ?
Evet. Büyük bir astımatik krizde hastanın boğulmamasını temin etmek

için hastaneye yatırılması gerekli olabilir.

Astım vereme veya akciğerlerde kansere neden olabilir mi ?
Hayır.

Büyük bir astımatik kriz bile geçici olarak kontrol altına alınabilir

mi ?
Evet. Büyük bir krizi esaslı bir şekilde hafifletebilecek ilâçlar

var­dır.

Astım kalp hastalıklarına yol açabilir mi ?
Bazı kronik astım vakalarında sürekli krizler kalp hastalıklarına yol

açabilir. Ancak bu durumun gelmesi çok uzun sürer ve az rast­lanan

vakalardandır.

Astım ne gibi göğüs hastalıklarına neden olabilir ?
Amfizem, bronşiektazi ve başka akciğer hastalıkları astımdan do­layı

ileri gelebilir.

İklim değişikliği astıma yararlı olabilir mi ?
Yeni taşınılacak bir yerde astım alerjisi nedenleri bulunmazsa bu

değişiklik yararlı olabilir.

Saman nezlesi

Cumartesi, 23 Ağustos 2008

Saman nezlesi nedir ?
Saman nezlesi özellikle ağaçlardan ve otlardan gelen tozlardan, mantar tozlarından ve bazen de bunların birleşimlerinden meyda­na gelen bir solunum alerjisidir. İlkbahar ve yaz aylarındaki sa­man nezleleri, özellikle yukarıda belirtilmiş tozlardan ileri gelmek­tedir. Ağustos ayı ortasında başlayan ve eylül sonuna veya erken don mevsimine kadar süregelen sonbahar türü ise, özellikle yabanî ot ve mantar tozlarından ileri gelmektedir.

Saman nezlesinin belirtileri nelerdir ?
Şişkin, kaşıntılı ve damlayan gözler, kapalı, tıkanık veya devamlı akan bir burun, gözlerde,’ damakta ve boğazda bazı belirtilerdir. Bu alerjinin getirdiği şiddetli hapşırma halleri birkaç dakikadan birkaç saate kadar sürebilir. Sinüs enfeksiyonları genellikle saman nezlesiyle ilgili görülür. Bazı hallerde saman nezlesi mevsiminde astım da gelişebilir.

Saman nezlesi insan vücuduna nasıl girer ?
Tozlar solunum yolu ile vücuda girer. Bazı kişilerde solunum yolu ile alman polen tozlar veya mantar tozları (alerjenler )> birçok gi­rişten sonra, vücut içinde «antikor» lar meydana getirebilir. Bu an­tikorların vücut içinde gelişmesi bazen aylar bazen de yıllar ister. O zamana kadar hiçbir şekilde kendisini göstermez. Ancak, bu has­sas antikorlardan yeterli sayıda yetişenleri olunca (polen), toz ve mantarların dokularla temasa geçmesiyle saman nezlesi gelişmiş olacak ve meydana çıkacaktır.

Gül nezlesi saman nezlesi ile aynı mıdır ?
Gül nezlesi bir tür saman nezlesidir. Fakat bu ad artık çok az kul­lanılmaktadır. Aslında bu nezle güllerden değil, otlardan çıkan polenlerden gelmektedir.

Alerji «compositae» familyasından uzun saplı sarı bir çiçekten de ge­lebilir mi ?
Hayır. Alerji genellikle amhrosia otunun polenlerinden ileri gel­mektedir.

Saman nezlesi bulaşıcı mıdır ?
Hayır.

Saman nezlesi irsiyet ile geçer mi ?
Hastalık temayülü irsi yollar ile geçebilir.

Yıl boyunca süregelen saman nezlesi nedir ?
Bu duruma aynı zamanda burun iltihabı «rhinitis» denir ve çok kez sinüslerin iltihaplanmasıyla karıştırılır. Yıl boyu süregelen sa­man nezlesinde akan ve kaşıntı yapan gözler, hapşıran ve akan bu­run yıl boyunca bu illetlerden kurtulamazlar. Ancak bu tür allerji mevsimlik allerj enlerden değil, mevsim dışı alerjenlerden meyda­na gelmektedir. Meselâ ev tozlarından, tüylerden, hayvan kıllarından hatta yemeklerden, bazı zamanlarda da bakterilerden doğan enfeksiyonlardan da ileri gelebilir.

Hava şartlarının saman nezlesine tesiri nedir ?
Saman nezlesinin şiddeti havada polenin miktarı ve hastanın has­sasiyetine bağlıdır. Serin, bulutlu, rüzgârsız ve yağmurlu bir hava­da hastada çok kez hiçbir belirti görülmez. Hava sıcak, kuru, gü­neşli veya rüzgârlı olduğu zamanlar belirtilerde artış görülür. Has­talar ıslaklığa veya rutubete karşı alerjik iseler rahatsızlıklarında serin, veya yağmurlu günlerde artış olur. Polenlerin büyük çoğun­luğu bitkilerden saat 6 ile 13 arasında çıkar. Bunun için bu saatler hastalar için en kritik saatlerdir.

Saman nezlesinin yaygınlığı ne ölçüdedir ?
Genellikle nüfusun yaklaşık olarak % 2’si ile 3′ü olduğu tahmin edilmektedir.

Saman nezlesi nasıl teşhis edilir ?
Hastanın geçmişi etüt edilerek, polen ve mantar ile yapılan cilt üzerindeki testlerden.

Polenden başka maddeler de saman nezlesini şiddetlendirebilir mi ?
Evet. Pollen mevsiminde tütün dumanı, taze boyalar, kuvvetli par­fümler, haşarat ilâçları ve ev tozları saman nezlelerini şiddetlendirebilirler. Ayrıca çikolata, mısır, kavun ve karpuz, ve bal gibi tatlı sıvılar, kiraz, şeftali gibi mevsim meyvelerin yenmesi, alerji belirtilerinin artmasına neden olabilir.

Saman nezlesi tedavisiz iyileşebilir mi ?
Evet, ama buna pek nadir olarak rastlanır.

Saman nezlesi tedavi edilmediği takdirde ne gibi komplikasyonlar meydana gelebilir ?
Tedavi olmayan saman nezlesi hastalarının yaklaşık % 30-60′mda bu hastalık astıma yol açar.

Saman nezlesinin nedir ?
Üç metot vardır:
a.Mevsim arası metodu. Bu metotta hastalar, bitkiler bitki tozla­rını saçarken tedaviye tâbi tutulurlar. Alerjinin kontrol altında tutulabilmesi için gerekli tedavinin her gün veya iki günde bir yapılması gereklidir.
b.Mevsim öncesi metodu. Bu metotta pollinating mevsiminden yaklaşık üç ay önce tedaviye başlanır ve enjeksiyonlar beş ile yedi gün arası yapılır. Böylece mevsim başladığı zaman hasta­nın hastalığa karşı direnci yüksek bir dereceye çıkarılmış olur.
c.Yıl boyu metodu. Bu metotta enjeksiyonlar haftada bir yapılarak azami dayanıklılık temin edildikten sonra bu enjeksiyonlara dört hafta daha devam edilmelidir.

Saman nezlesinin enjeksiyon yoluyla tedavi usulünün komplikasyonları olabilir mi ?
Bazen kol şişebilir veya hastada hastalığın genel belirtileri görü­lür. Bazen de alerjik kriz normalden daha şiddetli olur veya şid­detli kaşıntı halinde kendisini gösterebilir. Bu gibi belirtiler enjek­siyon yapıldıktan birkaç saniyeden yarım saat sonraya kadar mey­dana gelebilir. Bunun için hastanın bir enjeksiyondan sonra bir süre alerji uzmanının muayenehanesinden ayrılmaması iyi olur.

Saman nezlesi enjeksiyonlarının tepkilerini hafifletmek için ne yapı­labilir ?
Alerji uzmanında bu gibi tepkileri zararsız hale getirebilecek ilâç­lar daima mevcuttur.

Antihistamik ilaçlar saman nezlesinin tedavisinde faydalı olabilir mi ?
Bunlar saman nezlesinin belirtilerini hafifletmek için çok faydalı­dırlar. Ancak bu tip ilâçların büyük çoğunluğu uyuşukluk ve baş dönmeleri gibi tehlikeli yan tesirlere sebep olurlar. Bunların enjek­siyon yerine kullanılmaları doğru değildir. Üstelik bunlar saman nezlesinin bir komplikasyonü olarak astımın gelmesini de önleye­mez.

Saman nezlesi kortizon gibi «steroit» ilâçlarla etkili bir şekilde tedavi edilebilir mi ?
Allerjiyi hafifletmekte bunlar yararlı olabilir. Ancak bunlar Stan­dard tedavi usulleri olarak kullanılmamalıdır.

Klima cihazları ve oda filtreleri saman nezlesinin tedavisinde yararlı olabilir mi ?
Evet. Yararlık oranları ise hastanın bu gibi odalarda ne kadar va­kit geçirebileceğine bağlıdır.

Klima cihazları bazen saman nezlesinden alerjisi olanlara zararlı ola­bilir mi ?
Bazı hastaların durumu klima cihazları kullanıldığı yerlerde daha da kötüleşir. Onun için, böyle bir cihaz alınmadan hasta bunların, kendisine yararlı olup olmayacağını, tecrübe yoluyla tespit etme­lidir.

Saman nezlesi geçtikten veya tedavi olduktan sonra yeniden tekrar­lanır mı ?
Evet. Bir hastada yıllar boyu hiçbir belirti görülmedikten sonra bi­le hastalık şiddetli bir şekilde tekrarlanabilir.

Saman nezlesi olan bir hasta için hayatı boyunca tedavi gerekebilir mi ?
Her zaman değil. Bir hastanın ne süre enjeksiyona ihtiyacı olaca­ğı öngörülemez. Fakat birçok vakada tedavi üç ile beş sene arasın­da sona erebüir.

Bir alerji uzmanı alerjik hastasının tedavisine ne gibi şartlarda son verir ?
Hasta peşi peşine iki yıl hiçbir rahatsızlık göstermediği zaman.

Duygusal hallerin saman nezlesine etkileri var mıdır ?
Evet. Herhangi duygusal bir kriz hastalığın hızını şiddetlendirebilir.

Saman nezlesinden rahatsız olan hastaların fizikî faaliyetlerini kıs­maları gerekli midir ?
Evet. Fazla fizikî yorgunluğun saman nezlesini şiddetlendirdiği gö­rülmüştür.

Saman nezlesi mevsiminde cerrahı müdahale yapılmalı mıdır ?
Saman nezlesinden şikâyetçi hastalara ancak acil vakalarda ame­liyat yapılmalıdır. Şiddetli hapşıran bir hastaya muhakkak suret­te gerekmediği takdirde ameliyat yapılması doğru olmaz. Anestezi saman nezlesi hastasının burnuna tahriş edici tesir yapabilir. Mevsim içerisinde ameliyat gören bir hastada astım hastalığının da meydana gelmesi mümkündür.

Saman nezlesinden mustarip çocukların bademcikleri ne zaman alın­malıdır ?
Saman nezlesi mevsimi geçtikten sonra sonbahar sonunda veya kı­şın ilk aylarında ya da mevsimi başlar başlamaz yapılmamalıdır.

Gebe olan saman nezlesi hastası tedavi görmeli midir ?
Evet. Saman nezlesi hastalığı olanların durumu gebelik haline şid­detlenir.

Yiyeceklerin saman nezlesi ile ilgileri var mıdır ?
Evet. Bazı yiyecekler hastalığın durumunu kötüleştirir.

Saman nezlesine alkollü içkiler nasıl tesir eder ?
Hastalık mevsiminde hastalığın hızını şiddetlendirir.

Saman nezlesi erkeklerde mi, yoksa kadınlarda mı daha fazla görü­lür ?
Bu hastalığa erkek ve kadınlarda aynı oranda rastlanmaktadır.

Saman nezlesi olan bir hastanın oturduğu yerden başka yere taşın­ması doğru olur mu ?
Ülkelerin bazı yerlerinde pollene çok az rastlanır. Hastalık mevsi­minin en süratli zamanında hastaların böyle yerlere gitmeleri icap eder.

Alerji hastası evinde sevdiği ev hayvanı bulundurmalı mıdır ?
Böyle hayvanların bulundurulmaması tercih edilir. Hastalar ev hayvanlarının kıllarına karşı allerji gösterebilirler; üstelik bu hay­vanlar dışarıdan eve pollen nakledebilir.

Ambrosia otundan niçin korunulamıyor ve bu otlar ortadan kaldırı­lamıyor ?
Çünkü böyle bir yok etme plânının ülke çapında ele alınması ge­reklidir. Bir kentteki ve çevresindeki polenleri yok etmek yetersiz olur. Polenler havadan çok uzun mesafe katledebilmektedirler.

Su Çiceği, su çiceği tedavisi, su çiceği nedenleri

Pazartesi, 04 Ağustos 2008

Suçiçeği
Karamuk, varicella da denilen, oldukça bulaşıcı, selim seyirli, daha ziyâde çocuklarda görülen, deri ve mukozalarda sathî, içi saydam sıvıyla dolu baloncukların husûlüyle karakterize bir hastalık. Hastalığın , varicella zoster denen bir DNA’lı virüstür. Bu virüsün bir tipi vardır, doku kültürlerinde ürer. Virüs organizmaya solunum yolundan girer. Burada ve organlarda çoğalır, kan dolaşımına karışır. Deriye ve bâzan akciğere yerleşir.

Hastalığın kuluçka dönemi 12-16 gündür. 37,5-39° ateşle başlar. 24 saat içinde pembe renkli döküntüler meydana gelir. Bu döküntüler en fazla gövdede bulunur. Kırmızı kabarıklık şeklinde başlar. Daha sonra birkaç saat içinde, içi berrak sıvı dolu baloncuk hâline geçer. Baloncuk içindeki sıvı 24-48 saatte bulanıklaşır. Üçüncü gün baloncuk ortasında göbekli bir kısım belirebilir. Sonra kurur ve kabuklanır. Koyu kahverengi pullar hâlinde dökülür ve iz bırakmaz. Târif edilen döküntü gelişim dönemlerinin her biri aynı anda görülebilir. Bu, su çiçeğinin çiçek hastalığından ayrılması için özel bir belirtidir.

Genel olarak döküntüler gün aralıklarıyla 3-4 alevlenmeyle çıkarlar. Daha sonra ateş düşer. Hastalık nâdiren yılancık ve orta kulak iltihabına dönüşebilir. Ölüm oranı % 1’den azdır. Su çiçeği virüsüyle yetişkinlerde zatürre ortaya çıkabilir.

Su çiçeği geçirende devamlı bir bağışıklık durumu ortaya çıkar ve ikinci defâ yakalanma çok nâdirdir. Teşhisi kolaydır. Alışkın olmayan bir göz çiçeğiyle karıştırılabilir. En çok 2-6 yaş olmak üzere çocuklarda salgın yapar. Kışın ve baharda fazla olan hastalık, ilk dönemlerde bulaşıcı olup, damlacıklarla veya deri temasıyla bulaşır.

Özel bir tedâvisi yoktur. Üzerine eklenen bakteri enfeksiyonlarını önlemek için antibiyotikler verilebilir. Hasta çocuklar tecrit edilir ve ancak kabuklar düştükten sonra okula devam etmelerine izin verilir.

Suçiçeği Hastalığının Tanımı

Suçiçeği ya da varisella, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilirse de daha çok çocuklarda görülen bir bulaşıcı hastalıktır. Bu hastalığın tipik özellikleri ateşle seyretmesi ve deride ortaya çıkan kabartılardır. Suçiçeği adının da bu kabartıların birkaç saat içinde içi saydam sıvıyla dolu kesecikler haline gelmesiyle ilişkili olduğu söylenmektedir.

Başlıca Nedenleri

Bu hastalık özellikle on yaşın altındaki çocukları etkileyen salgınlar şeklinde ortaya çıkar. Varisella zoster virüsünden kaynaklanır ve olağanüstü bir bulaşıcılığa sahiptir. Her ne kadar bu hastalığı geçirmekle yaşam boyu bağışıklık kazanılırsa da, virüs uyku halinde bekleyip daha sonra yetişkinlik çağında kendini herpes zoster yani zona olarak gösterebilir.

Suçiçeğinin Çocukluk Çağındaki Belirtileri Nelerdir?

Enfeksiyondan sonra 14 ila 21 günlük bir kuluçka devresi vardır ve daha sonra çocuk ateşlenir ya da hafif bir titreme görülür veya kusma ile sırt ve bacaklarda ağrı gibi şikayetlerle kendini daha hasta hissedebilir. Hemen hemen aynı zamanda, sırt ve göğüste, bazen de alın çevresinde ve daha nadiren kol ve bacaklarda çok sayıda kırmızı ve kaşıntılı kabartı oluşur. Bu kabartılar birkaç saat içinde saydam bir sıvıyla dolu kesecikler haline gelir. Bu keseciklerin görülmesi birkaç gün devam eder ve ikinci günden itibaren içerikleri irine dönüşüp, bir iki gün içinde patlayabilir ya da kuruyup büzüşerek tepelerinde kahverengimsi kabuklar oluşur. Bu küçük kabuklar bir haftaya varmadan pullanarak dökülür ve iyileşme tamamlanır.

Hastanın Çevresindekilerden Tecrit Edilmesi Gerekli midir?

Hasta çocuk döküntünün görülmesinden itibaren bir hafta süreyle ya da kesecikler kuruyuncaya değin bu hastalığı geçirmemiş çocuklardan tecrit edilmelidir. Ancak kabukların dökülmesini beklemeye gerek yoktur.

Hangi Yaşlarda Görülebilir? Belirgin Olarak Görüldüğü Dönemler Var mıdır?

Çoğunlukla çocukluk çağında görülür. Kış ve ilkbaharın ilk ayları suçiçeğinin yaygın olarak görüldüğü aylardır.

Yetişkinler Daha Büyük Risk Altında mıdır?

Yetişkinler ve ergenlik çağındakiler çocuklara kıyasla daha ağır hastalık riski altındadırlar. Ağrı, ateşin süresi, kırıklık, kaşıntı gibi belirtiler daha şiddetli olur, döküntü daha geniş alana yayılır ve daha uzun sürede iyileşir ve hastalığın seyri daha uzun olur. Ayrıca, suçiçeği olan yetişkinler ve gençler için şiddetli komplikasyon riski daha yüksektir.

Suçiçeği En İyi Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi hem belirtilere yönelik hem de etkene yönelik yapılabilir. Belirtileri hafifletmek için antipretikler ya da sistemik atihistaminikler kullanılabilir.

Etkene yönelik tedavide antiviraller kullanılır.

Erken tedavi ağrı ve şikayetleri azaltır. Bazen kaşıntıyı önlemek için kalamin losyonu kullanılır. Bağışıklık sorunu olan ya da enfeksiyon ve komplikasyonları açısından risk altında bulunan çocukların Varicella zoster enfeksiyonu tedavisinde antiviraller kullanılabilir. Uygulama döküntülerin ortaya çıkmasını takiben ilk 24 saat içinde ve 2 yaşından büyük çocuklarda yapılmalıdır.

Antiviraller eğer erken kullanılırsa (döküntülerin ortaya çıkmasını takiben ilk 24 saat içinde), kalıcı izleri azaltır, iyileşme sürecini hızlandırır, lezyon sayısını azaltır, kaşıntıyı azaltır ve ateşi düşürür; hastalığın süresi kısalır ve şikayetler azalır.

Kaşıntının şiddetini azaltıp, süresini kısaltarak, asiklovir aynı zamanda döküntülerin yara haline gelip kalıcı izler bırakma riskini de en aza indirir.

Romatoid Artrit nedir?, sebebi, bilgiler, tedavisi

Pazar, 06 Temmuz 2008

Romatoid artrit kronik bir eklem hastalıktır. Eklemleri simetrik bir şekilde tutar. Zamanla eklemlere kalıcı hasarlar verir ve sakatlıklara yol açabilir.

Romatoid artrit kötü sonuçları olan ve hafife alınmaması gereken bir hastalıktır.
Romatoid artritli kişilerin yaşam kaliteleri ciddi derecede düşer. En sık 35-50 yaşlarında, kadınlarda görülür.

En çok hangi eklemleri tutar?
[En çok tutulan eklemler.]

Romatoid artrit en çok el bileği ve parmaklardaki küçük eklemleri simetrik bir tarzda tutar.

Yani hem sağ hem sol el birlikte tutulurlar.

En sık tutulan eklemler proksimal interfalangeal eklemlerdir. - bir odaya girmek üzere kapıyı çalarken kapıya vurduğumuz eklem- Romatoid artrit de öncelikle bu eklemle kapımızı çalar. Etkilenen eklemler şişer, ağrır ve kızarır. Zamanla eklemlerde harabiyet başlar. El bileğinin şekli bozulur. Eklemlerin hareket aralığı giderek kısalır ve geri dönüşü olmayan bir şekilde elin fonksiyonları bozulur. El bileği ve parmaklar eski hareketlerini yapamaz hâle gelirler.

Romatoid artritte omurgalar, diz, ayak bileği eklemleri de tutulur.
Sabah tutukluğu nedir?

Sabah kalkınca bir süre eklemlerde tutukluk hissedilmesi ve bir saat sonra açılmasıdır. Romatoid artritin en önemli bulgularından biridir. Sabah tutukluğu, mekanik kökenli değil iltihabi bir eklem hastalığının var olduğu anlamına gelir. Romatoid artrit iltihabi bir eklem hastalığıdır.
Eklem hasarı dışında nelere yol açar?

Eklem dışı bulguları da vardır. Örneğin romatoid artrit zemininde yorgunluk, güçsüzlük, iştahsızlıkla birlikte bir takım deri, akciğer, göz bulguları ortaya çıkabilir.
Romatoid artritin nedeni nedir?

Hastalığın nedeni bağışıklık sisteminin vücudun sağlıklı eklem dokularına saldırmasıdır. Bunun hâlâ araştırılmaktadır. İltihap hücreleri eklem yüzeyini örten sinovyal membranda birikir ve ekleme hasar verirler. Eklem hasarı ilerledikçe zamanla iltihap bitişikteki kemik dokusuna da sıçrayabilir.

Genetik yatkınlığı olan kişilerde romatoid artrit daha kolay ortaya çıkmaktadır.
Nasıl teşhis edilir?

Romatoid artrit teşhisi için özel bir test yoktur. Klinik değerlendirilmeyle ve muayene bulgularıyla teşhis konulur. Ancak eşlik edebilecek diğer hastalıklar için tahlil gerekli olabilir.

Görüntüleme yöntemleriyle eklem hasarının derecesi belirlenebilir. Röntgen filmi ve MR istenebilir.
nasıldır?

İlk önce hastaya hastalığıyla ilgili eğitim verilir. Fizik tedaviyle birlikte eklemlerini en verimli şekilde kullanması ve günlük yaşam aktivitelerini yapması sağlanır.

Romatoid artritin ilerlemesini engellemek için bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılır. Kortizon ve metotreksattan yeni çıkan biyolojik ilaçlara kadar çok farklı türde ilaç seçenekleri vardır. Tedavi hastalığın derecesine göre belirlenir. Hepsinin yaptığı iş aynıdır: Hastalığın ilerlemesini engellemek.

Eğitim, yaşam tarzı değişiklikleri ve düzenli ilaç kullanımıyla oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır. Pek çok romatoid artrit hastası hiçbir ağrı duymaksızın veya sakatlık çekmeksizin yaşamlarını rahatça sürdürmektedir. En önemli nokta tedaviyi aksatmamak ve doktorunuzla iyi iletişim kurmaktır.