<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>sağlık haftası</title>
	<atom:link href="http://www.saglikhaftasi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikhaftasi.com</link>
	<description>Nisanın ikinci haftası kutlanan haftaylı ilgili bilgiler.</description>
	<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 23:16:56 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Selülitin Çaresi Bulundu</title>
		<link>http://www.saglikhaftasi.com/selulitin-caresi-bulundu.htm</link>
		<comments>http://www.saglikhaftasi.com/selulitin-caresi-bulundu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 23:16:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[ağrı]]></category>

		<category><![CDATA[protein]]></category>

		<category><![CDATA[selülit]]></category>

		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<category><![CDATA[yağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhaftasi.com/?p=1608</guid>
		<description><![CDATA[Selülitin Çaresi Bulundu
Senelerdir cerrahi KBB ve jinekoloji gibi alanlarda kullanılan Radyofrekans DİATHERMİ yöntemiyle hanımların korkulu rüyası selülitlere son!
Radyofrekans DİATHERMİ dalgaları dolaşımın hızlanmasını, oksijen miktarının artmasını ve böylece cildin kendini yenileyip onarmasını sağlıyor. Böylece ısınmaya bağlı bölgedeki kan akımı artıyor. Dolaşımın artması sonucunda ise faydalı maddeler söz konusu bölgeye aktarılıyor. Ayrıca oksijen miktarında meydana gelen artış, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Selülitin Çaresi Bulundu</p>
<p><span style="font-family: Arial;">Senelerdir cerrahi KBB ve jinekoloji gibi alanlarda kullanılan Radyofrekans DİATHERMİ yöntemiyle hanımların korkulu rüyası selülitlere son!</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Radyofrekans DİATHERMİ dalgaları dolaşımın hızlanmasını, oksijen miktarının artmasını ve böylece cildin kendini yenileyip onarmasını sağlıyor. Böylece ısınmaya bağlı bölgedeki kan akımı artıyor. Dolaşımın artması sonucunda ise faydalı maddeler söz konusu bölgeye aktarılıyor. Ayrıca oksijen miktarında meydana gelen artış, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/yag" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yağ">yağ</a>ların yakılmasını sağlıyor. Radyo dalgalarının 3 - 5 santimetre kadar derine indiğini belirten MODİMED Estetik ve Güzellik Merkezi’nde görevli estetik uzmanı Dr. Enis Keskin bu sayede bölgede <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/protein" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with protein">protein</a> artışının meydana geldiğini ve dokuların çalışmak için uygun ortamı bulduğunu söylüyor. Dr. Keskin ayrıca bölgedeki ağrı mevcut ise bu <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/agri" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağrı">ağrı</a>nın geçtiğini vurguluyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Hem saça, cilde, hem de vücuda uygulanabiliyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Radyofrekans DİATHERMİ saç ekimi öncesinde uygulandığında bölgeyi işleme hazırladığı gibi saç ekimi sonrasında da söz konusu bölgeyi besliyor. Yeteri kadar beslenemeyen saç derisini ve bunun sonucunda cansızlaşan, kırıkların meydana geldiği saçı da onarıyor. </span></p>

	<h5>Şuan okuduğunuz konuyla ilgili benzer başlıklar aşağıda sıralanmıştır</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.saglikhaftasi.com/iktidarsizlik.htm" title="İktidarsızlık cinsel isteksizlik iktidarsızlık nedir, iktidarsızlık tedavisi, empotans, sertleşme bozukluğu, sertleşme sorunları, erkek hastalıkları, erkek cinselliği, penis kalmaması (24 Haziran 2008)">İktidarsızlık cinsel isteksizlik iktidarsızlık nedir, iktidarsızlık tedavisi, empotans, sertleşme bozukluğu, sertleşme sorunları, erkek hastalıkları, erkek cinselliği, penis kalmaması</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.saglikhaftasi.com/alkol-zehirlenmesi.htm" title="Alkol zehirlenmesi (20 Eylül 2008)">Alkol zehirlenmesi</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhaftasi.com/selulitin-caresi-bulundu.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>70 yaşındakilere Viagra bedava</title>
		<link>http://www.saglikhaftasi.com/70-yasindakilere-viagra-bedava.htm</link>
		<comments>http://www.saglikhaftasi.com/70-yasindakilere-viagra-bedava.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 23:14:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[cisnel güç]]></category>

		<category><![CDATA[viagra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhaftasi.com/70-yasindakilere-viagra-bedava.htm</guid>
		<description><![CDATA[Meksika hükümeti, cinsel gücü artıran Viagra&#8217;yı parasız dağıtma kararı aldı. Ücretsiz dağıtım kararının, 40-70 yaş arasındaki Meksikalı erkeklerin yüzde 28&#8242;inde görülen cinsel sorun nedeniyle alındığı belirtildi. Böylece hükümet, sağlık programı kapsamında parasız verilen 750 ilaca Viagra&#8217;yı da dahil etti.

	Şuan okuduğunuz konuyla ilgili benzer başlıklar aşağıda sıralanmıştır
	
	Viagra hakkında bilmeniz gereken 10 şey (0)


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Meksika hükümeti, cinsel gücü artıran <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/viagra" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with viagra">Viagra</a>&#8217;yı parasız dağıtma kararı aldı. Ücretsiz dağıtım kararının, 40-70 yaş arasındaki Meksikalı erkeklerin yüzde 28&#8242;inde görülen cinsel sorun nedeniyle alındığı belirtildi. Böylece hükümet, sağlık programı kapsamında parasız verilen 750 ilaca <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/viagra" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with viagra">Viagra</a>&#8217;yı da dahil etti.</p>

	<h5>Şuan okuduğunuz konuyla ilgili benzer başlıklar aşağıda sıralanmıştır</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.saglikhaftasi.com/viagra-hakkinda-bilmeniz-gereken-10-sey.htm" title="Viagra hakkında bilmeniz gereken 10 şey (19 Ekim 2008)">Viagra hakkında bilmeniz gereken 10 şey</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhaftasi.com/70-yasindakilere-viagra-bedava.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Antep fıstığı kolesterolü düşürüyor</title>
		<link>http://www.saglikhaftasi.com/antep-fistigi-kolesterolu-dusuruyor.htm</link>
		<comments>http://www.saglikhaftasi.com/antep-fistigi-kolesterolu-dusuruyor.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 23:14:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhaftasi.com/?p=1605</guid>
		<description><![CDATA[ERZURUM - Atatürk Üniversitesi ve Türk Fizyolojik Bilimler Derneği tarafından düzenlenen 34. Fizyoloji Kongresinde sunulan “Antep fıstığının genç sağlıklı erkeklerde lipid parametreleri ve oksidatif durum üzerine etkileri” konulu bildiride, 32 erkek üzerinde yapılan bilimsel çalışmaların verileri yayımlandı
Gaziantep Üniversitesi’nden (GAZÜ) bir grup bilim adamı tarafından gerçekleştirilen ve konuyla ilgili ilk defa insanlar üzerinde kontrollü olarak yapılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="textBodyBlack">ERZURUM - Atatürk Üniversitesi ve Türk Fizyolojik Bilimler Derneği tarafından düzenlenen 34. Fizyoloji Kongresinde sunulan “Antep fıstığının genç sağlıklı erkeklerde lipid parametreleri ve oksidatif durum üzerine etkileri” konulu bildiride, 32 erkek üzerinde yapılan bilimsel çalışmaların verileri yayımlandı</span></p>
<p>Gaziantep Üniversitesi’nden (GAZÜ) bir grup bilim adamı tarafından gerçekleştirilen ve konuyla ilgili ilk defa insanlar üzerinde kontrollü olarak yapılan araştırma özelliğini taşıyan çalışmada, bir ay boyunca Akdeniz diyeti uygulanan 32 erkeğe daha sonra aynı diyetle birlikte bir ay boyunca da 100 gram Antep fıstığı verilerek kan örnekleri alındı.</p>
<p>Kan örnekleri üzerinde yapılan incelemede, Antep fıstığının kolesterol düşürücü etkisinin yanı sıra damar tıkanıklığı ile antioksidan etkisi incelendi.</p>
<p>Araştırma bulgularına göre, Antep fıstığının damar tıkanıklığını önleyici etkisi olduğu belirlenirken, bu etkinin cevizden daha fazla olduğu da ortaya çıktı. Antep fıstığının kötü kolesterol olarak isimlendirilen LDL’yi düşürdüğü ayrıca insan vücuduna zararlı toksinleri engelleyen antioksidan miktarını artırdığı da gözler önüne serildi.</p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> “ANTEP FISTIĞININ İNSAN SAĞLIĞINA ÇOK BÜYÜK FAYDASI VAR”</strong></span><br />
Çalışmayı gerçekleştiren ekip üyelerinden GAZÜ Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cahit Bağcı, Prof. Dr. İbrahim Sarı, Prof. Dr. Özcan Erel, Doç. Dr. Vedat Davutoğlu, Dr. Yasemin Baltacı ve Dr. Hakim Çelik ile birlikte yapıkları çalışmada, Antep fıstığının faydalarını bilimsel olarak bir kere daha ortaya koyduklarını söyledi.</p>
<p>Antep fıstığının yüksek doymamış yağ oranı dikkate alınarak belirli bir oranda tüketildiğinde hem metabolizmayı olumlu etkilediği hem de kolesterolü düşürücü etkisi olduğunu saptadıklarını anlatan Bağcı, “Ayrıca Antep fıstığının sağlıklı genç erkeklerde kan glikoz değerleri ile oksidatif durumlarında da olumlu gelişmeler gördük. Antep fıstığının insan sağlığı için çok büyük faydası var. Her gün belirli oranda tüketilmesini öneriyoruz” diye konuştu.</p>

	<h5>Şuan okuduğunuz konuyla ilgili benzer başlıklar aşağıda sıralanmıştır</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhaftasi.com/antep-fistigi-kolesterolu-dusuruyor.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp Krizinden Sonra Ne Yapmalıyız</title>
		<link>http://www.saglikhaftasi.com/kalp-krizinden-sonra-ne-yapmaliyiz.htm</link>
		<comments>http://www.saglikhaftasi.com/kalp-krizinden-sonra-ne-yapmaliyiz.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 23:08:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>

		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>

		<category><![CDATA[sigara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhaftasi.com/?p=1603</guid>
		<description><![CDATA[Kalp Krizinden Sonra Ne Yapmalıyız
İSTANBUL - Kalp krizi geçiren kişinin daha sonra korkması çok doğaldır. Çünkü olay, hayatını tehdit etmiştir. Doktorun tüm tavsiyelerine uygun davransa bile endişe içinde olabilir. Kalp krizi sonrası kişiler genellikle kötü hislere sahip olurlar. Kalp krizi sonrası gelişen bu kötü ve karamsar hisleri içinize atmayın, duygularınızı başkalarıyla paylaşın. Zamanla bu kötü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp Krizinden Sonra Ne Yapmalıyız</p>
<p><span class="textBodyBlack">İSTANBUL - <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/kalp-krizi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kalp krizi">Kalp krizi</a> geçiren kişinin daha sonra korkması çok doğaldır. Çünkü olay, hayatını tehdit etmiştir. Doktorun tüm tavsiyelerine uygun davransa bile endişe içinde olabilir. <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/kalp-krizi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kalp krizi">Kalp krizi</a> sonrası kişiler genellikle kötü hislere sahip olurlar. <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/kalp-krizi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kalp krizi">Kalp krizi</a> sonrası gelişen bu kötü ve karamsar hisleri içinize atmayın, duygularınızı başkalarıyla paylaşın. Zamanla bu kötü hislerin kaybolduğunu göreceksiniz&#8230;</span></p>
<p><a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/kalp-krizi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kalp krizi">Kalp krizi</a> geçirdikten sonra kalbimizin her geçen gün iyileştiğini unutmamalıyız. Geçen her gün, sizi daha güçlü ve daha hareketli yapmaktadır. <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/kalp-krizi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kalp krizi">Kalp krizi</a> geçiren tek kişi siz değilsiniz, bunu hatırlayın. <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/kalp-krizi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kalp krizi">Kalp krizi</a> geçiren pek çok kişinin tüm dünyada yoğun bir şekilde işlerine devam ettiklerini unutmayın.</p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> AİLE FERTLERİ NELER HİSSEDER?</strong></span><br />
Büyük bir olasılıkla kalp kriziniz, aileniz üzerinde büyük bir duygusal etki yaratmıştır. Siz koroner bakım birimindeyken, mutlaka çok korkmuşlardır. Hala büyük endişe içinde olmaları da normaldir. Ancak kimi zaman öyle görünse de, aile fertleriniz bu durumdan sizi sorumlu tutmazlar.</p>
<p>Öte yandan, aile fertlerinin kendilerini suçlu hissetmeleri de, sık görülen bir durumdur. Herhangi bir şey yaparak, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/kalp-krizi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kalp krizi">kalp krizi</a> geçirmenize bir şekilde neden olduklarını düşünebilirler. Özellikle de genç kızlar ve delikanlılar böyle hisseder. Onlarla duyguları üzerine konuşun ve kalp krizlerinin, aniden patlak vermelerine rağmen uzun yıllar boyunca gelişen koşullar nedeniyle meydana geldiğine onları ikna edin.</p>
<p><a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/kalp-krizi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kalp krizi">Kalp krizi</a> sonrası sigaradan uzak durulmalı, düzenli <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/egzersiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with egzersiz">egzersiz</a> yapılmalı, dengeli ve sağlıklı beslenilmelidir.<br />
<span id="more-1603"></span><br />
<span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> KALP KRİZİ SONRASI YAŞAMINIZDAKİ DEĞİŞİKLİKLER</strong></span><br />
<img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" border="0" alt="*" hspace="1" vspace="1" width="7" height="7" /> <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/sigara" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sigara">Sigara</a> içiyorsanız, bırakmalısınız.<br />
<img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" border="0" alt="*" hspace="1" vspace="1" width="7" height="7" /> Düzenli <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/egzersiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with egzersiz">egzersiz</a> yapmalısınız.<br />
<img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" border="0" alt="*" hspace="1" vspace="1" width="7" height="7" /> Tansiyonunuzu düzenli olarak kontrol ettirmelisiniz.<br />
<img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" border="0" alt="*" hspace="1" vspace="1" width="7" height="7" /> Sağlıklı, az <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/yag" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yağ">yağ</a>lı ve kilo yapmayan gıdaları, ihtiyacınız kadar tüketmelisiniz.<br />
<img src="http://www.ntvmsnbc.com/Site_Elements/dotBlack.gif" border="0" alt="*" hspace="1" vspace="1" width="7" height="7" /> İlaçlarınızı düzenli kullanmalısınız.</p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> KALP KRİZİ SONRASI İŞ HAYATI</strong></span><br />
Çoğu birey, bir ay içinde eski işine dönmektedir. Bu süreç,<br />
kalbin gördüğü hasarın yaygınlığına bağlıdır. Bazı kişiler, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/kalp-krizi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kalp krizi">kalp krizi</a> sonrası daha az yorucu işlere geçmeyi isteyebilirler. Daha az yorucu işlere geçmeye kesin gereksinim olup olmadığının belirlenmesi için, kardiyak rehabilitasyon ünitelerinin değerlendirmesine ihtiyaç duyulabilir.</p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> KALP KRİZİ SONRASI CİNSEL YAŞAM</strong></span><br />
Çoğu birey, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/kalp-krizi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kalp krizi">kalp krizi</a> sonrası eski hayatındaki tempoda seks yapabilir. Eğer cinsel ilişki sırasında göğüs <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/agri" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağrı">ağrı</a>nız olursa doktorunuza bu konuyu bildirmeniz gerekir.</p>
<p>Bu durum, cinsel hayatınızın bitmesi anlamına gelmez. Sorunlarınızı çekinmeden doktorunuzla görüşmelisiniz.</p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> NE TÜR EGZERSİZLER YAPILMALI?</strong></span><br />
Kalp krizinden sonra iyileşme sürecinde olanlar, herhangi bir sorunla karşılaşmadan yürüyüş yapabilir, golf oynayabilir, balık tutabilir, yüzebilir ve benzer aktivitelerde bulunabilirler. <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/egzersiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with egzersiz">Egzersiz</a> yapmak kalp hastalarının çoğunluğuna tavsiye edilir. Yine de sizin için doğru olan <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/egzersiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with egzersiz">egzersiz</a> miktarını doktorunuzla görüşmeden, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/egzersiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with egzersiz">egzersiz</a> yapmanız doğru değildir. Doktorunuz çeşitli spor aletlerinde, özel egzersizler yaptırarak sizin için doğru olan <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/egzersiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with egzersiz">egzersiz</a> miktarını tayin eder.</p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> YAĞSIZ REJİM NEDİR VE NİÇİN TAVSİYE EDİLİR?</strong></span><br />
<a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/yag" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yağ">Yağ</a>sız bir rejim; <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/yag" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yağ">yağ</a>dan, özellikle de et, çok <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/yag" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yağ">yağ</a>lı süt ürünleri ve doymuş <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/yag" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yağ">yağ</a>lardan aldığınız kalorileri azaltmanıza yardımcı olacak bir yemek planıdır.</p>
<p>Aynı zamanda yumurta sarısı, sakatat ve öteki hayvani gıdalardan aldığınız kolesterolü de düşürecektir.</p>
<p><a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/yag" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yağ">Yağ</a>sız diyetin amacı, kanınızdaki kolesterolü ve diğer <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/yag" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yağ">yağ</a>lı maddeleri azaltmak ve böylece <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/kalp-krizi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kalp krizi">kalp krizi</a> riskinizi düşürmektir. Yemek kaşığı başına iki gramdan daha az <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/yag" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yağ">yağ</a>la yapılmış poli doymamış ve mono doymamış yağ ve margarinler, tereyağı ve sertleştirilmiş margarinlerin yerine kullanılmalıdır. Bunun nedeni, doymamış <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/yag" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yağ">yağ</a>ların kandaki kolesterol düzeyini azaltmaya eğilimi olmasıdır.</p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> TEKRAR KRİZ GEÇİRME OLASILIĞI</strong></span><br />
Elbette hiç kimse bir kriz daha geçirip geçirmeyeceğinizi önceden bilemez. Ancak doktorunuzun kilo, diyet, ilaç, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/egzersiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with egzersiz">egzersiz</a> ve dinlenme ile ilgili tavsiyelerine uyarsanız; daha rahat yaşarsınız ve ilerideki krizlerden korunma şansınız artar.</p>
<p>Koroner hastalıklar üzerine yapılan araştırmalar, her geçen gün kalp kriziyle ilgili yeni bulguları ortaya çıkarıyor. Koroner hastaların bugünkü durumu, yalnızca birkaç yıl öncesine oranla bile daha iyidir ve bu durum daha da iyileşecektir. Yani, umutlu olmak için pek çok neden var.</p>

	<h5>Şuan okuduğunuz konuyla ilgili benzer başlıklar aşağıda sıralanmıştır</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.saglikhaftasi.com/sigara-kullananlar-zaturre-asisi-olmali.htm" title="Sigara Kullananlar Zatürre Aşısı Olmalı (16 Kasım 2008)">Sigara Kullananlar Zatürre Aşısı Olmalı</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.saglikhaftasi.com/kalp-krizi-inme-sonrasinda-cinsel-yasam.htm" title="kalp krizi, inme sonrasında cinsel yaşam (05 Temmuz 2008)">kalp krizi, inme sonrasında cinsel yaşam</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhaftasi.com/kalp-krizinden-sonra-ne-yapmaliyiz.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker Hastaları Gribe Karşı Korunmalı</title>
		<link>http://www.saglikhaftasi.com/seker-hastalari-gribe-karsi-korunmali.htm</link>
		<comments>http://www.saglikhaftasi.com/seker-hastalari-gribe-karsi-korunmali.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 23:05:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[Diyabet]]></category>

		<category><![CDATA[grip aşısı]]></category>

		<category><![CDATA[şeker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhaftasi.com/?p=1601</guid>
		<description><![CDATA[Şeker Hastaları Gribe Karşı Korunmalı
ANKARA - Bayındır Hastanesi Söğütözü Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Bölüm Başkanı Doç.Dr.Sabri Sayınalp, grip hastalığının diyabetlilerde 3 kat daha tehlikeli sonuçlar doğurabildiğini; çocuk ve yaşlı diyabetlilerin rahatsızlıklarının daha uzun sürdüğünü ve daha ağır seyrettiğini belirterek, “Her yaşta çıkabilen ve yaşam boyu süren, kişinin savunma sistemini bozan diyabet hastalığı kişileri enfeksiyon etmenlerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şeker Hastaları Gribe Karşı Korunmalı</p>
<p><span class="textBodyBlack">ANKARA - Bayındır Hastanesi Söğütözü Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Bölüm Başkanı Doç.Dr.Sabri Sayınalp, grip hastalığının diyabetlilerde 3 kat daha tehlikeli sonuçlar doğurabildiğini; çocuk ve yaşlı diyabetlilerin rahatsızlıklarının daha uzun sürdüğünü ve daha ağır seyrettiğini belirterek, “Her yaşta çıkabilen ve yaşam boyu süren, kişinin savunma sistemini bozan <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/diyabet" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Diyabet">diyabet</a> hastalığı kişileri enfeksiyon etmenlerine karşı daha hassas hale getirmektedir” dedi.</span></p>
<p><a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/diyabet" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Diyabet">Diyabet</a> hastalarının daha sık ve çabuk hastalandığını hatırlatan Sayınalp, bağışıklık sisteminin bozulduğu ağır vakaların ölümle sonuçlanabileceği uyarısında bulundu. Diyabetlilerde ortaya çıkan gripal enfeksiyonlar sonucunda vücudun insülin ihtiyacı arttığını ve daha yüksek dozlara gereksinimin ortaya çıktığını aktaran Sayınalp, “Bu nedenle grip <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/asi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with aşı">aşı</a>sı, diyabetli hastaların enfeksiyondan korunması için önemli rol oynar. Tüm <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/diyabet" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Diyabet">diyabet</a> hastalarının mutlaka <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/asi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with aşı">aşı</a>lanması gerekmektedir” şeklinde konuştu.</p>
<p>Sayınalp, diyabetli hastaların grip ve diğer enfeksiyonel hastalıklara yakalanmamak için evde ve çevrelerinde grip olan kişilerden uzak durması, mümkünse maske takmaları gerektiğini vurguladı. Sayınalp, “Diyabetli hastalar vücudun savunma sistemini zayıflatacak uykusuzluk, stres ve yorgunluktan uzak durmalıdır. Ayrıca gripten korunmada önemli bir nokta da kan şekerinin sıkı kontrolde olmasıdır” dedi.</p>

	<h5>Şuan okuduğunuz konuyla ilgili benzer başlıklar aşağıda sıralanmıştır</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.saglikhaftasi.com/diyabet-diyabetli-ayagin-tanimi-nedir-tedavisi-belirtileri.htm" title="Diyabet, Diyabetli Ayağın Tanımı nedir?, tedavisi, belirtileri (06 Temmuz 2008)">Diyabet, Diyabetli Ayağın Tanımı nedir?, tedavisi, belirtileri</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhaftasi.com/seker-hastalari-gribe-karsi-korunmali.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sigara Kullananlar Zatürre Aşısı Olmalı</title>
		<link>http://www.saglikhaftasi.com/sigara-kullananlar-zaturre-asisi-olmali.htm</link>
		<comments>http://www.saglikhaftasi.com/sigara-kullananlar-zaturre-asisi-olmali.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 23:02:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[sağlık haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[aşı]]></category>

		<category><![CDATA[sigara]]></category>

		<category><![CDATA[zatürre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhaftasi.com/?p=1599</guid>
		<description><![CDATA[ANKARA - Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, zatürre mikrobunun sigara kullananlarda yaptığı hasarın, kullanmayanlara göre 4 kat daha fazla olduğunu belirterek, Amerikan Bağışıklama Uygulamaları Danışma Komitesinin, 65 yaşın altında olup, sigara kullananların da zatürre aşısı yaptırmalarını önermesini “dikkat çekici” olarak niteledi.
Uzun yıllardır piyasada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="textBodyBlack">ANKARA - Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/zaturre" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with zatürre">zatürre</a> mikrobunun <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/sigara" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sigara">sigara</a> kullananlarda yaptığı hasarın, kullanmayanlara göre 4 kat daha fazla olduğunu belirterek, Amerikan Bağışıklama Uygulamaları Danışma Komitesinin, 65 yaşın altında olup, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/sigara" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sigara">sigara</a> kullananların da <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/zaturre" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with zatürre">zatürre</a> <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/asi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with aşı">aşı</a>sı yaptırmalarını önermesini “dikkat çekici” olarak niteledi.</span></p>
<p>Uzun yıllardır piyasada bulunan ve 23 farklı pnömokok bakterisine karşı koruma sağlayan <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/zaturre" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with zatürre">zatürre</a> <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/asi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with aşı">aşı</a>sının tek doz uygulandığını ve 5 yıl boyunca koruma sağladığını anlatan Ünal, “Ülkemizde Sağlık Uygulama Talimatı (SUT) doğrultusunda; 65 yaş üzerindeki kişilerde rapor aranmaksızın; her yaştaki kronik kalp, şeker, akciğer ve böbrek hastaları ile bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde ise hastalıklarını belirtir sağlık rapora istinaden, tüm hekimlerce reçete edildiğinde, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/asi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with aşı">aşı</a>nın bedeli Sosyal Güvenlik Kurumunca ödeniyor” diye konuştu.</p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;"><strong> SİGARA KULLANANLARA DA ÖNERİLDİ</strong></span><br />
Son olarak, bu <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/asi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with aşı">aşı</a>yı <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/sigara" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sigara">sigara</a> tiryakilerinin de yaptırması önerisinin gündeme geldiğini bildiren Ünal, şunları söyledi:<br />
“<a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/zaturre" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with zatürre">Zatürre</a> mikrobunun <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/sigara" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sigara">sigara</a> kullananlarda yaptığı hasar, kullanmayanlara göre 4 kat daha fazla. Bunun sebebi tam olarak bilinmese de ABD Hastalık Kontrol ve Engelleme Merkezinden Dr. Pekka Nuorti’nin araştırmasına göre, sigaraya bağlı oluşan zararlar nedeniyle hastalığa yol açan bakteri nefes borusu ve akciğerlere daha kolay yayılabiliyor. Bu nedenle Amerikan Bağışıklama Uygulamaları Danışma Komitesinin, 65 yaşın altında olup, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/sigara" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sigara">sigara</a> kullananların da <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/zaturre" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with zatürre">zatürre</a> <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/asi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with aşı">aşı</a>sı yaptırmalarını önermesi, dikkat çekici bir gelişme. ABD’de bu komitenin önerileri genelde yasal düzenleme olarak uygulamaya geçirildiği için bu ülkedeki yaklaşık 31 milyon <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/sigara" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sigara">sigara</a> kullanıcısının yakında <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/zaturre" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with zatürre">zatürre</a> <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/asi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with aşı">aşı</a>lamasına davet edilmesi bekleniyor.”</p>
<p>Genellikle grip sonrasında oluşan zatürrenin, aşı ile korunulabilen hastalıkların en ölümcülü olduğuna işaret eden Ünal, “Çoğunluğunu yaşlıların oluşturduğu, yıllık yaklaşık 36 bin ölümün büyük kısmının grip sonrası gelişen <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/zaturre" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with zatürre">zatürre</a> nedeniyle olduğu tahmin ediliyor” diye konuştu.</p>

	<h5>Şuan okuduğunuz konuyla ilgili benzer başlıklar aşağıda sıralanmıştır</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.saglikhaftasi.com/kalp-krizinden-sonra-ne-yapmaliyiz.htm" title="Kalp Krizinden Sonra Ne Yapmalıyız (16 Kasım 2008)">Kalp Krizinden Sonra Ne Yapmalıyız</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhaftasi.com/sigara-kullananlar-zaturre-asisi-olmali.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Televizyon İzle Hamile Kal</title>
		<link>http://www.saglikhaftasi.com/televizyon-izle-hamile-kal.htm</link>
		<comments>http://www.saglikhaftasi.com/televizyon-izle-hamile-kal.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2008 12:42:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Hamile kadına ‘mevsimlik’ öneriler]]></category>

		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<category><![CDATA[Televizyon İzle Hamile Kal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhaftasi.com/?p=1598</guid>
		<description><![CDATA[ABD’de yapılan bir araştırma, “Sex and the City”, “Friends” gibi cinsel içerikli diyalog ve sahneler içeren televizyon dizilerini izleyen ergenlerde, hamile kalma ya da kız arkadaşlarını hamile bırakma riskinin yaklaşık 2 kat daha fazla olduğunu ortaya koydu.

ABD’li araştırma kurumu RAND uzmanlarının 3 yıl boyunca 12 ila 17 yaşındaki 718 ergen üzerinde yürüttüğü araştırmaya göre söz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de yapılan bir araştırma, “Sex and the City”, “Friends” gibi cinsel içerikli diyalog ve sahneler içeren televizyon dizilerini izleyen ergenlerde, hamile kalma ya da kız arkadaşlarını hamile bırakma riskinin yaklaşık 2 kat daha fazla olduğunu ortaya koydu.</p>
<p><span id="more-1598"></span></p>
<p>ABD’li araştırma kurumu RAND uzmanlarının 3 yıl boyunca 12 ila 17 yaşındaki 718 ergen üzerinde yürüttüğü araştırmaya göre söz konusu diziler, cinsel anlamda gençlerin vaktinden erken faal hale gelmesine yol açıyor.</p>
<p>kaynak: internethaber.com</p>

	<h5>Şuan okuduğunuz konuyla ilgili benzer başlıklar aşağıda sıralanmıştır</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.saglikhaftasi.com/hamile-kadina-%e2%80%98mevsimlik%e2%80%99-oneriler.htm" title="Hamile kadına ‘mevsimlik’ öneriler (07 Temmuz 2008)">Hamile kadına ‘mevsimlik’ öneriler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.saglikhaftasi.com/gebelikte-kanama.htm" title="Gebelikte Kanama (28 Eylül 2008)">Gebelikte Kanama</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhaftasi.com/televizyon-izle-hamile-kal.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bayanların Kabusu: Düşük</title>
		<link>http://www.saglikhaftasi.com/bayanlarin-kabusu-dusuk.htm</link>
		<comments>http://www.saglikhaftasi.com/bayanlarin-kabusu-dusuk.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2008 12:39:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[düşük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhaftasi.com/?p=1597</guid>
		<description><![CDATA[Doğum kontrol hapını bırakır bırakmaz hamile kalan kadınları düşük tehlikesi bekliyor. Prof. Dr. Neşe Kavak, &#8220;Gebe kalmayı, doğum kontrol hapını bıraktıktan en az iki ay sonra deneyin&#8221; diyor 
Doğum kontrol hapları düşükleri artırıyor
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neşe Kavak kendisi de düşük yaşamış bir doktor. Kavak, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">Doğum kontrol hapını bırakır bırakmaz hamile kalan kadınları <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">düşük</a> tehlikesi bekliyor. Prof. Dr. Neşe Kavak, &#8220;Gebe kalmayı, doğum kontrol hapını bıraktıktan en az iki ay sonra deneyin&#8221; diyor</span><strong><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> </span></span></strong></p>
<p><span style="font-size: x-small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Doğum kontrol hapları düşükleri artırıyor</strong></span></span></p>
<p>Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neşe Kavak kendisi de <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">düşük</a> yaşamış bir doktor. Kavak, hamile kalan her üç kadından birinin başına gelen düşükle ilgili tıp dünyasında yapılan son çalışmalarla ilgili bilgi verdi:</p>
<p><span id="more-1597"></span><br />
<strong><br />
<span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">20 HAFTA!<br />
* <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">Düşük</a> tam olarak nedir? </span><em><br />
</em><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;"><a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">Düşük</a>, gebeliğin, yirminci gebelik haftasından önce sonuçlanması, yani bitmesidir. İlk 20 haftadaki kayıpları biz <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">düşük</a> diye tanımlıyoruz. Gebelik n0 haftalık bir süreçtir, yirminci haftadan sonra olursa olay erken doğuma girer. Diğer bir tanımı da 500 gramın altındaki bebeğin doğumu ya da kaybıdır. İlk haftalar daha tehlikelidir, düşüklerin yüzde 62&#8217;si gebeliğin ilk 12 haftasında, yani ilk üç ayında ortaya çıkar.</span></strong></p>
<p><strong><strong><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">* Düşüğe neler neden olur? </span><em><br />
</em><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">En sık <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">düşük</a> nedeni yüzde 60 ihtimalle kromozom anomalileridir. Bebeğin yapısında genetik bir problem vardır. Yaradılışında bir problem varsa, doğa bunları kendiliğinden eler ve bebek düşer. İkinci sıradaki <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">düşük</a> nedeni ise bilinmeyen nedenlerdir. Her yüz düşükten otuzunun nedeni bulunamaz. Çok küçük bir oran da, annenin enfeksiyonları nedeniyle görülür ama bunlar tekrarlayan <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">düşük</a> nedeni kabul edilemez. Yine travmalar düşüklerin nedenlerinden biridir. Annenin karnının üzerine düşmesi, çarpması da <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">düşük</a> nedenleri arasındadır. Annenin yumurtalığında tümör çıkması da düşüğe neden olabilir. Anne adayının tiroit ya da nedenlerinden biridir. Günümüzde şehirli kadınların geç yaşta doğumu tercih etmesi, düşükleri artırıyor. Otuzundan sonra anne olmaya başlayan kadınlarda kromozomal sorunlar artıyor. Dolayısıyla düşüklerin görülme sıklığı da artıyor. Doğum kontrol haplarını kullanıp bıraktıktan sonra hemen hamile kalan kadınların bebeklerinde kromozom anomalisi görülme riski çok fazla. Bu da düşüğü artıran bir neden. O yüzden biz doğum kontrol hapını bırakan hastalara muhakkak iki ay korunmalarını öneriyoruz. İki aydan sonra hamile kalmalarını teşvik ediyoruz ki, bebekte bir poblem olmasın.<br />
</span><strong><br />
<span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">KÜRTAJ ŞART DEĞİL<br />
* Düşükten sonra mutlaka kürtaj yapılmalı mı?</span><em><br />
</em><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">Düşüğün tedavisi anne adayının durumuna göre değişir. Eğer aniden çok kanama başlar ve şiddetli kanama olursa bütün materyal kendiliğinden dışarı atılmış olabilir. O zaman kürtaja gerek kalmaz ama yine de bunun ultrasonla izlenmesi gerekir. Rahmin içi temizse sorun yoktur. Ama çok kanaması olduğu halde rahmin içinde atılmamış parçalar varsa, o zaman temizlik için kürtaj gerekir.</span></strong></strong></strong></p>
<p><strong><strong><strong><strong><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">* İlk gebeliğinde kürtaj yaptıranların sonradan <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">düşük</a> yapma riski artıyor mu? </span><em><br />
</em><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">Öyle bir olay yok ama kürtajın iyi bir elde yapılması çok önemli. Özellikle küçük dönem gebeliklerde ilk 8-10 haftaya kadar sadece vakum kürtajı öneriyoruz. Çünkü bundan sonra rahim içinde yapışıklık olma ihtimali çok az. Rahimler kazınırsa bu işlemden sonra rahim içinde yapışıklık olma ihtimali fazla. O zaman <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">düşük</a> ihtimali artıyor. Kürtaj basit değildir. Çünkü insanın bütün kaderi ile oynayabilir.</span></strong></strong></strong></strong></p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong>Ben de <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">düşük</a> yaptım</strong><br />
Benim de başıma geldi, ilk gebeliğim düşükle sonuçlandı. O zaman Londra&#8217;da ihtisas yapıyordum, çok kanamalı bir şekilde <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">düşük</a> yaptım ve sonra çok zor bir dönem geçirdim. İnsanı hem fiziksel hem de ruhsal olarak etkiliyor. Bebek çok isteniyorsa anne adayını gerçekten çok üzüyor. Ben de o dönemde kendimi suçlamıştım, &#8216;çok çalıştım, çok yoruldum <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">düşük</a> oldu&#8217; diye düşünmüştüm ama aslında değildi.</strong></strong></strong></strong></p>
<p><span style="font-size: x-small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><strong><strong><strong><strong>Düşükten sonra erkek korunsun<br />
</strong><br />
* </strong></strong></strong></strong></span></span><strong><strong><strong><strong><strong><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;"><a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">Düşük</a> olduktan sonra tekrar gebelik ne zaman olabilir? </span><em><br />
</em><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;"><a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">Düşük</a> olduktan sonra ilk adeti beklemek lazım. İlk adet yirmibirinci, otuzbirinci ve kırkbirinci gün de olabilir. 1. gün de olabilir. Adeti bekledikten sonra eğer hasta kendisini iyi hissediyorsa denemeye başlamasında hiçbir neden yok. Ama zor bir <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/dusuk" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with düşük">düşük</a> olayı oldu, kanaması olduysa vücudun toparlanmasını bekliyoruz. Ondan sonra vücut tekrar eski sağlık dönemine girdikten sonra gebeliğin olmasını öneriyoruz.</span></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong>* <strong><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">Düşükten altı ay sonra bir çift yeniden denemeye karar verdiyse, bu süre içinde en ideal korunma yöntemi hangisidir? </span><em><br />
</em><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">Altı aylık dönemde ben kesinlikle erkeklere korunma görevinin verilmesi taraftarıyım. Rahimiçi araç takmak ve ilaç kullanmak altı ay için gereksizdir. En ideali, kadın kendini toparlayana kadar erkek partnerin korunmasıdır. Bu dönemde ertesi gün haplarını da önermem; adet düzensizliği ve anormal kanama yapabiliyorlar. Ertesi gün hapı kullanan kadınların da gebelik için en az iki ay beklemesini öneririm. </span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">Kaynak:Sabah</span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>

	<h5>Şuan okuduğunuz konuyla ilgili benzer başlıklar aşağıda sıralanmıştır</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhaftasi.com/bayanlarin-kabusu-dusuk.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Harem’in güç veren yiyecekleri</title>
		<link>http://www.saglikhaftasi.com/harem%e2%80%99in-guc-veren-yiyecekleri.htm</link>
		<comments>http://www.saglikhaftasi.com/harem%e2%80%99in-guc-veren-yiyecekleri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 13:49:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Harem’in güç veren yiyecekleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhaftasi.com/?p=1596</guid>
		<description><![CDATA[  Osmanlıların bitmek tükenmek bilmez gücünün kaynağı
Şimdilerde aynı mıdır bilinmez ama, geçmişte Avrupalı kadınların hayallerini Osmanlı erkeklerinin gücü, Avrupalı erkeklerin hayallerini de Osmanlıların Harem geleneği süslerdi. Onlarca gezgin, İstanbul&#8217;un, yollarına düşerek Harem&#8217;e ait bilgi alabilmek için uğraşmıştı
Harem&#8217;in güç veren yiyecekleri
Harem demek bir anlamda da &#8216;afrodiziak&#8217; demekti. Bugün de Osmanlı dönemine ait araştırmalara, çekilen filmlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Times New Roman,Times,Serif; color: #000000;"> <span style="font-family: Times New Roman; color: #333333;"> <span style="color: black;"><strong>Osmanlıların bitmek tükenmek bilmez gücünün kaynağı</strong></span></span></span></p>
<p>Şimdilerde aynı mıdır bilinmez ama, geçmişte Avrupalı kadınların hayallerini Osmanlı erkeklerinin gücü, Avrupalı erkeklerin hayallerini de Osmanlıların Harem geleneği süslerdi. Onlarca gezgin, İstanbul&#8217;un, yollarına düşerek Harem&#8217;e ait bilgi alabilmek için uğraşmıştı</p>
<p><span style="color: black;"><strong>Harem&#8217;in güç veren yiyecekleri</strong></span></p>
<p>Harem demek bir anlamda da &#8216;afrodiziak&#8217; demekti. Bugün de Osmanlı dönemine ait araştırmalara, çekilen filmlere ve yazılan romanlara baktığımızda en çok merak edilen konuların başında Harem hayatı gelmektedir.</p>
<p>Sadece Osmanlı Sarayı&#8217;nda değil, Müslüman ve Hristiyan din adamlarının da &#8216;müthiş&#8217; bir cinsel yaşamı vardır. Bu cinsel yaşam hikayelerinin anlatıldığı en güzel öykülerden biri &#8216;Aynaroz Kadısı&#8217; adını taşır. 1927&#8242;de yazılan Aynaroz Kadısı&#8217; Musahipzade Celal&#8217;in en ünlü komedilerinden biri 1928-1929 sezonunda, Darülbedayi&#8217;de sahneye konuldu. Sonra, İpek Film Şirketi tarafından filme de alınan bu oyunda, Hazım Körmükçü&#8217;nün aktörlük sanatı özellikle ilgi çekmişti.<br />
<span id="more-1596"></span><br />
<span style="font-family: Times New Roman,Times,Serif; color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #333333;"> <span style="color: black;"><strong>Saray&#8217;da Matbah-ı amire ve Helvahane</strong></span></span></span></p>
<p>Saray mutfağı için Matbah-ı åmire denilir. M. Zeki Pakalın&#8217;ın verdiği bilgiye göre yirmi büyük bacalı mutfaklardan oluşan Matbah-ı åmire&#8217;de hergün dört beş bin kişiyi doyuracak kadar yemek hazırlanır, resmi günlerde mesela ulufe tevzii günleri sayısı 15.000 civarında olan askerlere çorba, pilav, zerde, Ramazan&#8217;ın onbeşinci gecesi de bütün yeniçeri ve zabitlerine baklava pişirilirdi.</p>
<p>Saray mutfağı oldukça hareketli bir mutfaktır. Kasap ustaları, yoğurtçu ve sütçüler, tavukçu, mumcu, simitçi, kalaycı, buzcu ve karcı esnafı. Mutfakta kullanılan tamlamalar mutfağın adet&#8217; bir okul gibi öğretilen yer olduğunu göstermesi bakımından ilginçtir. Matbah-ı åmire Ustaları ve Matbah-ı åmire Şakirdleri (Saray mutfağı öğrencileri/çırakları) tamlamaları da bunu gösterir. Bu aslında geleneğimizde mevcut olan usta-çırak, hoca-öğrenci ilişkisidir. Matbah-ı åmire Emini ise Saray mutfağından sorumlu kişidir. Yardımcıları ile birlikte sayıları yüzü aşan bu sınıf saray mutfağının bütün ihtiyaçlarını gün-be-gün defterler halinde tutarlardı. İşte bunlar sayesinde bugün bile mesela Fatih dönemindeki defterlere bakarak saray mutfağına alınan malzemenin tespit edilmesi mümkündür.</p>
<p>Matbah-ı åmire&#8217;nin tatlı, reçel, şurup pişirilen ve hatta sabun yapılan kokulu kısmına Helvahane denilirdi. Bu Helvahane defterleri günümüze ulaşmış ve içeriğinde inanılmaz ölçüde afrodiziakların bolca bulunduğunu kanıtlamaktadır.</p>
<p><span style="color: black;"><strong>Sarayda gece dersleri</strong></span></p>
<p>Üstad araştırmacı Murat Bardakçı&#8217;nın Osmanlı&#8217;da Seks, &#8216;Saray&#8217;da Gece Dersleri&#8217; adlı çalışması bu konuda bize hayli enteresan bilgiler sunmaktadır. Bardakçı&#8217;nın kitabına aldığı &#8216;Bahname-i Padişah”&#8217; İstanbul Üniversitesi Kitaplığı&#8217;nda bulunan &#8216;Türkçe Yazma&#8217; daki &#8216;bilgiler&#8217; hayli ilginç. Nasreddin-i Tus”&#8217;nin Bahnamesi&#8217;nden birkaç bölümü buraya almak istedik: &#8216;Tuslu Nasreddin&#8217;in eski bilginlerin sırlarını keşfeden bu kitabı yazmasına, Gazan Han&#8217;ın oğlu Ebu&#8217;l Muzaffer Han&#8217;ın hastalığı neden oldu. Muzaffer&#8217;e aniden, felce benzeyen bir tembellik geldi. O güne kadar dünyanın en hoş en güzel kızlarıyla bir arada bulunmuştu ama hastalığından sonra bunların hiçbirinden zevk alamaz oldu. Nasreddin&#8217;e haber verdiler, bir kitap yazmasını istediler. &#8216;Hacmi küçük ama yararı fazla olsun, insan bedenine yarayacak bilgileri içersin ve Muzaffer&#8217;i eski sağlığına kavuştursun&#8217; dediler. Nasreddin büyük bir dikkatle eskiden yazılmış tıp kitaplarını inceledi, kendi zamanındaki uygulamaları gösden geçirdi ve bu kitabı yazarak, adını &#8216;Bahname-i Padişah”&#8217; koydu. Okuyanların benliklerine safa ve ruhlarına gıda sağlamaları temenni edilir.&#8217;</p>
<p>Kitabın giriş bölümü daha sonra bir şiirle sürüyor ve &#8216;içerisinde anlatılanlar, şurdan buradan toparlanmış bilgiler değil, hikmettir. Layık olmayanlara ne göster, ne de bahset&#8217; deniyor.</p>
<p>Bahnamenin 18 fasıl üzerinden düzenlendiği belirtiliyor. Örneğin üçüncü bölüm, &#8216;gücün artmasını sağlayacak basit ilaçlar&#8217; başlığını taşıyor. Yedinci bölüm, &#8216;beldeki budureti (soğukluğu) ve azalardaki (organlardaki) rutubeti defedici, safrayı ve balgamı yok edici, gücü artırıcı hoşaflar&#8217;, onuncu bölüm, &#8216;Cinsel ilişkinin vücuda zarar vermeden yapılmasının yöntemleri&#8217;, onikinci bölüm, &#8216;Cinsel organın boyunu uzatacak ilaçlar&#8217;, onüçüncü bölüm, &#8216;Ayak parmağı arasına sürüldüğünde cinsel gücü artırıcı ve ilişkide ne kadar çok bulunulsa bulunulsun, kişinin asla yorulmamasını sağlayacağı ilaçlar&#8217;, ondördüncü bölüm, &#8216;İlişki sırasında ağza alındığında erkeğe zevk verecek ilaçlar&#8217;, onbeşinci bölüm &#8216;ilişki sırasında iki tarafa da zevk verecek ilaçlar&#8217;, onaltıncı bölüm &#8216;Avratları bakire gibi yapacak, ama hararetten cima edemeyecek hale getiric ilaçlar&#8217;, on yedinci bölüm &#8216;avratların hamile kalmamasını, daima bakire gibi olmalarını sağlayıcı ilaçlar, &#8216;hamile kalmayan avratlara verilecek ilaçlar&#8217; başlığını taşıyor.</p>
<p><span style="color: black;"><strong>Osmanlı afrodiziakları</strong></span></p>
<p>Osmanlı Sarayı&#8217;ndan gece derslerini sunan Murat Bardakçı&#8217;nın çevirisiyle Nasreddin&#8217;ı Tus”&#8217;nin kitabından daha sonra çeşitli fasıllarla şu bilgiler sunuluyor:</p>
<p><strong>12. FASILDAN:..</strong> bilgil kim zeker sinirden mürettebdir (yapılmıştır). Ovmakla uzanır. Lakin ol maksudca olmaz kim, edviye sebebi ile ola (eğer istenildiği gibi olmazsa, ilaçla arzu edilen hale getirilir).</p>
<p>Hükemay-yı mütekaddimin (eski bilginler) şöyle ittifak etmişlerdir: Evvela demir dikeninin kökünü alalar. Ol kök kim yıllanmış ola. Kurutalar, sabah sahk edeler (ezeler). Gubare (toza) döne. Dahi hamama gireler, sıcak suyla zekeri ovalar, yuyalar, ondan sonra buçuk dirhem Hindistan kozu içini döğeler, topalak yağına katalar ve ol demir dikeni kökünü zeker üzerine dökeler ve üzerine ol yağı süreler, hamamdan çıkınca üç defa süreler, şol miktar tavil ola ki (o derece uzaya ki), acayib göre. Velakin hükmü üç güne değindir. Geri tecdid-i amel etmek (sonra, aynı işi yeniden yapmak) gerek.</p>
<p><strong>14. FASILDAN:.. </strong>bir dirhem karanfil ve bir dirhem zencefil, beş dirhem şeker, üç denk Hindistan kozu içi. Bunları alalar, gayet sahk edeler (ezeler), andan ol yağ ile karıştıralar. Biraz güneşte dura, sonra kıvama gelmiş bal ile haplar edeler, ağızda tutalar ve cimaya meşgul olalar. Acayib göreler.</p>
<p>16. FASILDAN:.. şol (şu) ilaçları beyan eder ki, avratlar bikiri (kadınların bekaretini) kız oğlan gibi kıla: Evvela akir karha iki dirhem, teke sakalı beş dirhem ve rezaki üzümü suyu 16 dirhem ve mersin yemişi buçuk dirhem. Bunların cümlesini (hepsini) bir çömleğe koyalar mikdarınca su koyup kaynadalar, ta kim suyu gide, sirkenin bazısı dahi gide.Ve kaynatırken avratı getire, yanına oturta, yedi kere buğunu (buharını) çektire. Ondan sonra indireler. Ol sudan bir yeni bez paresiyle (parçasını) ıslatıp bir saat tevakkuf ede (bekleye). Ve her saatten sonra şol ola ki bikri mutlak ola, hiç fark olmaya (&#8217;bekareti kız gibi olur, ayırdedilemez&#8217; anlamında). Ol suyu saklayalar ve hacet (ihtiyaç) vaktinde evvelki gibi edeler.</p>
<p><span style="color: black;"><strong>Yarın: Koca Karia ilaçları ve dünyanın en eski macunu</strong></span></p>
<hr size="1" /><span style="font-family: Times New Roman,Times,Serif; color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #333333;"></p>
<p><span style="color: black;"><strong>SULTAN SOFRALARINDAN İKİ YEMEK</strong></span></p>
<p>Stefanos Yerasimos&#8217;un Yapı Kredi Yayınları&#8217;ndan çıkan &#8216;Sultan Sofraları&#8217; adlı kitabı, 15 ve 16. yüzyılda Osmanlı Saray Mutfağı&#8217;ndan örnekler sunuyor. Bu kitaptan bu dizi için bugün de yapılsa içerikleri gereği hayli &#8216;afrodiziak&#8217; olabilecek iki yemek tarifi seçtim</p>
<p><span style="color: black;"><strong>Tüffahiyye</strong></span></p>
<li>Malzeme: 750 gr. Toz şeker, 250 gr. Badem, 100 gr. Hurma, 300 gr. Koyun budu et, 9 adet kırmızı elma, safran, gülsuyu, 1 çorba kaşığı nişasta, tuz</li>
<li>Hazırlanışı: Küçük kuşbaşı doğranmış etleri, çok az suda pişirin. Önce şurubu hazırlayın. Dört bütün elmayı soyup, çekirdeklerini çıkardıktan sonra hazırladığınız şuruba batırın, ateş koyun. Pişirme sırasında şurubu sürekli elmalar üzerinden kaşıkla aktarın. Şurup kalınlaşınca gülsuyu ile inceltin. Bu işlemi üç defa tekrarlayın. Pişen elmaları şuruptan çıkarıp bir tabağa alın. Elmaları çıkardığınız şurubun içinde etleri birkaç dakika çevirin. 3 elmayı soyup, çekirdeklerini çıkarın, mikserden geçirin. Tencereye bir parça şurupla etleri koyun, kalan 2 elmayı soyup çekirdeklerini ayıklayıp ince doğrayın ve 200 gram incelmiş bademle birlikte pişmeye bırakın. Hurmaların çekirdeğini çıkarıp ikiye ayırın, safranı ve nişastayı ayrı ayır gül suyuyla inceltin, tuzunu ekleyerek ateşten çekin. Bir tabağa alın. Şurupta pişmiş elmaları üzerine yerleştirin, kalan bademi üzerine koyun ve gülsuyu serpin.<span style="color: black;"><strong>Raşidiyye</strong></span></li>
<li>Malzeme: 1 tavuk, 2 çay kaşığı bal, 150 gr tereyağı, 6 çorba kaşığı badem, 5 çorba kaşığı nişasta, safran, tuz, kuru kayısı, gülsuyu, karanfil, tarçın</li>
<li>Hazırlanışı: Tavuğu tuzlu suda haşlayın, kemiklerinden ayırın. 1 çay kaşığı balı ısıtıp, tavuk parçalarını tereyağı ve safranla birlikte tavada kızartın. Ayrı bir kapta, ıslatılmış ve dörde bölünmüş kuru kayısıları 50 gr <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/yag" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yağ">yağ</a>da çevrin. Nişastayı soğuk suda eritin, hafif ateş üstünde tencereye kopup sürekli karıştırarak pişirin. Renk değiştirmeye başladığında 1 çay kaşığı ısıtılmış balı gülsuyu ile birlikte tencereye ekleyin. 4 çorba kaşığı kabuğu soyulmuş bademi, tarçını ve öğütülmüş karanfili ekleyin, biraz pişirin. Gülsuyu ile nişastayı açarak zamanından önce katılaşmasını engelleyin. Kararında pişince servis tabağına alın. Üstüne tavuğu, yerleştirin, kayısıları ilave edip kalan bademleri serpin.</li>
<li>kaynak: aksam.com</li>
<p></span><span style="font-family: Verdana; color: #333333; font-size: x-small;"> </span> <span style="font-family: Times New Roman,Times,Serif; color: #000000; font-size: medium;"> </span></span></p>

	<h5>Şuan okuduğunuz konuyla ilgili benzer başlıklar aşağıda sıralanmıştır</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhaftasi.com/harem%e2%80%99in-guc-veren-yiyecekleri.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kansere karşı spor yapın</title>
		<link>http://www.saglikhaftasi.com/kansere-karsi-spor-yapin.htm</link>
		<comments>http://www.saglikhaftasi.com/kansere-karsi-spor-yapin.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 12:21:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[kanser hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikhaftasi.com/?p=1595</guid>
		<description><![CDATA[Ayşe Gülgün Çolak, kadınların korkulu rüyası haline gelen meme, rahim kanseri, diyabet, kolesterol ve kemik erimesi riskinin en aza indirilmesi için spor yapmaları gerektiğini söyledi.Sporun önemi hakkındabilgi veren Beden Eğitimi Meslek Yüksekokulu öğretim görevlisi Ayşe Gülgün Çolak, özellikle bayanlarda sık rastlanan bazı hastalıkların spor yapılarak en aza indirilebileceği, bunun bazı üniversitelerde bilimsel olarak yapılan çalışmalarla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ayşe Gülgün Çolak, kadınların korkulu rüyası haline gelen meme, rahim kanseri, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/diyabet" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Diyabet">diyabet</a>, kolesterol ve kemik erimesi riskinin en aza indirilmesi için spor yapmaları gerektiğini söyledi.Sporun önemi hakkındabilgi veren Beden Eğitimi Meslek Yüksekokulu öğretim görevlisi Ayşe Gülgün Çolak, özellikle bayanlarda sık rastlanan bazı hastalıkların spor yapılarak en aza indirilebileceği, bunun bazı üniversitelerde bilimsel olarak yapılan çalışmalarla kanıtlandığını ifade etti.Bayanların erkeklere göre daha hareketsiz bir yaşam sürdürdüğünü belirten, &#8220;Toplumdan yüklenen rol gereği, bayanlar dışarıdaki işler yerine ev işlerinin rolünü üstleniyor. Özellikle son yıllarda ev kadınları bulaşık yıkamadan, ekmek kesmeye kadar her türlü işlerini makine ile yapıyorlar ve böylece çok hareketsiz kalıyorlar. Bedenin hiç hareket etmemesi meme kanseri, rahim kanseri, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/diyabet" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Diyabet">diyabet</a>, kemik erimesi gibi hastalıkların kadınlarda erken yaşlarda görülmesine neden oluyor&#8221; dedi.</p>
<p><span id="more-1595"></span></p>
<p>Ani, güç gerektiren hareketlerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Çolak, &#8220;Özellikle kemik erimesi olan hastalarımız ani dönüş ve duruş gerektiren, karın kaslarını çok yoran golf, tenis gibi spor türlerinden kaçının, çünkü kemik kırılması olabilir&#8221; şeklinde uyarıda bulundu.</p>
<p>Meme kanseri, rahim kanseri, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/diyabet" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Diyabet">diyabet</a>, kemik erimesi, kolesterol gibi hastalıklara yakalanmamak için erken yaşlarda spor yapılması gerektiğini açıklayan Çolak, &#8220;Özelliklerle bayanlarda çok sık rastlanan bu hastalıkları önlemek ya da başlangıcını geciktirmek için düzenli ve doğru <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/egzersiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with egzersiz">egzersiz</a> yapın. Düzenli spor yapılarak bu hastalıkların önlenebileceği bazı üniversitelerce bilimsel olarak kanıtlandı&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Hamile kadınların yüzme sporu yaptığı takdirde bebeğin doğru ve sağlıklı beslendiğini açıklayan Çolak şunları ifade etti:</p>
<p>&#8220;Hamile kadınlarımız gebelik döneminde yüzme sporu yaptığı zaman bebeği besleyen kordondan daha iyi besin depolanıyor ve bebek daha iyi gelişiyor. Yüzme sporunu hamile kadınlarımıza öneriyoruz ve düzenli olarak yüzmelerini tavsiye ediyoruz. Hamile bayanlarımız spora başlamadan önce, ailesinde, çevresinde, kolesterol, <a href="http://www.saglikhaftasi.com/etiket/kalp-krizi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kalp krizi">kalp krizi</a>, şeker olup olmadığını araştırıp sonra hekim kontrolünde spora başlamalıdır. Bayanlarımız spor sayesinde vücutlarında biriken yağ torbalarından da kurtulabilirler. Spor yaparken başkalarıyla asla yarışmayın, kendinize göre spor yapın.&#8221;</p>
<p>kaynak: iha</p>

	<h5>Şuan okuduğunuz konuyla ilgili benzer başlıklar aşağıda sıralanmıştır</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>No related posts.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikhaftasi.com/kansere-karsi-spor-yapin.htm/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
