Adet kanaması sorunları ve düzensiz kanamalar, düzensiz kanama nedir

Eki 9th, 2008 Posted in kadın sağlığı | no comment »

KANAMASI SORUNLARI ve DÜZENSİZ KANAMALAR

Nedir?

Normal bir kanaması düzeni olan bir kadın ortalama 28 günde bir (bu süre bir kanamasının başladığı ilk günden, diğer kanamasının başladığı ilk güne kadar geçen süredir) görür ve bu 3-7 gün arasında devam eder. İlk günlerde nispeten daha fazla olan yavaş yavaş azalarak en geç 7 günde tamamen biter. Tüm bu dönemi boyunca kadın ortalama olarak 40 mililitre kaybeder. Bazı kadınlarda ek olarak iki kanamasının ortasına denk gelen yumurtlama döneminde birkaç damla süren lekelenme tarzında olabilir. Bu kadınlarda yumurtlama esnasında oluşan bu her ay tekrar eder ve normaldışı bir durum olarak kabul edilmez.

Yukarıda anlatılan düzenden her sapma olarak tanımlanır. Her düzensizlik tipinin kendine özgü nedenleri ve tedavi şekilleri olduğundan tanı koyma aşamasında kadının doktoruna düzensizliği iyi tarif edebilmesi çok önemlidir.

Üreme çağında olan ve aktif cinsel yaşamı olan bir kadında kanamanın en sık görülen nedenlerinden biri gebeliğe bağlı oluşan sorunlardır. Bu nedenle kanaması olan bir kadında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı’nın size soracağı ilk soru muhtemelen “ söz konusu olabilir mi?” olacaktır. Etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanıyor olsanız dahi bu yönde incelemeler çoğu durumda yapılır.

kanaması düzensizliklerinde diğer önemli bir etken de tiroid bezi hormonlarının eksik veya fazla olmasıdır. Bu hormonların azlığı veya fazlalığı durumunda kanaması düzeni sıklıkla bozulur.

Bu yazı : Dr. Kağan Kocatepe’ ye aittir. www.jinekoloji.net

Gebelikte Kanama

Eyl 28th, 2008 Posted in kadın sağlığı | no comment »

Bu yazımızda  sizlere gebelikte risklerini anlatacağız. Bu bir anlatımdır uygulanmaması ve doktorunuzdan bilgiler almanızı öneririz. Sadece bilgilenmeniz amacıyla yazılmıştır ki; sağlık haftası sitemizde herşey bu şekilde dir. teşekkürler şimdi konumuzu okuyalım …

sırasında vajinadan gelen , yanlış bir şeyler olduğunun göstergesidir. Hemen doktorunuzu arayın.

Hamileliğin ilk 20 haftasında, genellikle düşükle ilişkilendirilir. Düşük sırasındaki hafif ya da ağır olabilir. Hiçbir uyarı olmayabilir ya da önce kahverengimsi bir akıntı fark edebilirsiniz.

Hamileliğin ilk günlerinde, yumurta rahmin içine tutunurken, bazı lekeler görebilirsiniz. Ayrıca tüm hamile kadınların yaklaşık 20 sinde, ilk günlerinde düşükle sonuçlanmayan kanamalar olmaktadır. Bu nedenle, tehlikeli olmayabilir de, ama mutlaka doktorunuza danışın.

Hamileliğin 20. haftasından sonraki kanamalara doğum öncesi denir. Bu, erken kanamasından daha az yaygındır ve kadınların yüzde 2 sinden daha azında görülür. Doğum öncesi kanaması, plasenta previa , dış , düşük ya da erken doğum dahil olmak üzere birçok nedeni vardır.

Birçok durumda, hafiftir. Ancak, ciddi bir sizin ve bebeğinizin hayatını tehlikeye sokabilir.

Gebeliğin ilk aylarından sonra başlarsa, derhal doktorunuzu görün. Hastaneye yatırılmanız ve kanamanın nedeninin belirlenmesi için ultrason gibi testlerden geçmeniz gerekebilir. ağırsa, nakli gerekli olabilir. En kötü durumda, doğum suni olarak başlatılır ya da bir sezeryan ameliyatı yapılır.

kanama, kanama çeşitleri, kanamalara karşı önlemler

Haz 28th, 2008 Posted in acil yardım ilk yardım | no comment »

ın, normal olarak içinde bulunduğu kalp ve damarlardan dışarıya çıkmasına denir.

Nedeni ve yeri ne olursa olsun, durmayan ya da durdurulamayan her , şok, hatta ölüme yol açar. Kazalarda ölümlerin önemli bölümü bir kanamadan kaynaklanır. kontrolü bir ilkyardımcının en çok gereksinim duyacağı ve kullanacağı becerilerdendir.

Kanamaları zedelenmiş damar çeşidine göre üçe ayırabiliriz;

1. Kılcal damar kanamaları: Kılcal damarlar hücrelere ulaşan son damar uzantılarıdır. Çok ince olup içlerinde çok az bulunduğu için zedelenme, kesilmelerinde ancak sızıntı tarzında ve hafif bir olur. Bir kesi ya da darbe sonrası ortaya çıkabilir. Hemen her zaman, dış müdahale olmasa bile, kendiliğinden sona erer. Hayati tehlike yaratmaz.

2. Toplardamar kanamaları: Toplardamarlar hücrelerden dönen ı kalbe taşıyan, düşük basınçlı akımı olan damarlardır. Cilde yakın, yüzeysel toplardamarlar kol ve bacak, el, ayak sırtında rahatça seçilebilir. Toplardamar kesileriyle olan kanamalarda koyu renkli, taşma tarzında kaçışı görülür. Çoğu kez doğrudan baskı uygulayarak kontrol altına alınabilir. Genellikle yaşamı tehlikeye sokmaz.

3. Atardamar kanamaları: Atardamarlar kalbimizden yüksek basınçla pompalanan ı hücrelere ileten, toplardamarların tersine kol ve bacakta derinde yol alan damarlardır. Atardamardan olan kanamalarda, açık renkli ın, yara ağzından kalp atımına uyumlu şekilde fışkırarak çıktığı izlenir. Genellikle durdurulması daha zor olan, hayati tehlike yaratan kanamalardır.

Kanamaları konumu ve yönüne göre de üçe ayırmak mümkündür.

ın kaçışının gözle izlenebildiği kanamaya dış adı verilir. İç organlara ait damarlar, ya da vücut içinde kafa-göğüs-karın boşluklarında yerleşik damarların, bir darbe ya da kesici delici bir aletle parçalanmasıyla ortaya çı kaçışı dışardan görülmez. Bunlar, iç olarak adlandırılır. Kanayan damarın vücudun iç organlarında olduğu kanamalar, doğal deliklerden dışarıya doğru olarak adlandırılır.

Kanamada ilkyardımcının amacı, önce damardan kaçışını önlemek, sonra da, hacmi azaldığı için şoka karşı önlem almaktır.

Kanamaya müdahalede en basit, risksiz, malzeme gerektirmeyecek yöntemden daha etkili, ancak uygulaması daha zor, riskler taşıyan yönteme doğru bir sıra izlenir. Değişik yöntemlerle damarı sıkıştıran, içinden geçmesi ve dışarıya kaçmasını önleyen ilkyardımcı, damardan kaçışını önleyen sağlam pıhtı oluşuna kadar uygulamasını sürdürmelidir.

Kanamayı durdurmak için kullanılan ilkyardım yöntemleri sırayla;

1. Kanayan yer üzerine doğrudan baskı yapmak,

2. Kanayan damarın kalpten geliş yolu üzerindeki özel noktalara baskı yapmak,

3. İlk iki yöntemle kontrol edilemeyen özel durumlarda, turnike-boğucu sargı yapmaktır.

Ufak bir keside, kesi yerinin su ve sabunla yııp üzerine birkaç dakika bastırılması yeterli olacaktır. Üzeri bir yara bandı ile kapatılabilir.

Daha büyük bir yaralanmada, yara bezi üzerinden avuç ya da parmaklarla yapılacak baskı ile durdurulduktan sonra, yeniden açılmayı önlemek için rulo, ya da, bohça haline getirilecek yara bezleri ile, üzerine sıkı bandaj yapılması uygun olur. Kanamalı kişinin sakinleştirilmesi ve kanayan kol ya da bacağın yukarıya kaldırılması, kanamanın durmasını kolaylaştıracaktır. Kanla ıslanan bandaj sökülmez, üstten yenilenir.

Doğrudan baskı ile kontrol edilmeyen kanamalarda, ilkyardımcı kanamanın yerine uygun bir noktadan, baş parmağı ya da yumruğu ile baskı yaparak, ı getiren atardamarı sıkıştırır. Ancak uygun baskı noktaları bu konuda beceri eğitimi almadan kullanılmamalıdır.

Organ kopması birden fazla atardamar kanamasına yanı anda baskı uygulayamayacak tek ilkyardımcı olması, kazazedenin yanından ayrılma zorunluluğu, ilkyardımcının uzun sürecek yol boyunca baskı yapacak gücü olmaması durumunda, son çare olarak, boğucu sargı-turnike uygulanır. Uygulama omuz-dirsek ya da diz-kalça arasındaki tek kemikli bölgeye yapılır. dolaşımının tam olarak kesilmesi kalıcı doku hasarlarına neden olabileceği için istenmeyen bir uygulamadır.

Her yüz kanamalı olaydan doksanının yara yerine baskı yapılarak, geri kalan on olayın dokuzunun özel noktalara baskı ile kontrol altına alınabileceği, turnike-boğucu sargının çok az başvurulacak yöntemler olduğu unutulmamalıdır.


Lida