mezoterapi nedir?, belirtileri, tedavisi

Tem 10th, 2008 Posted in cilt hastalıkları | no comment »

Mezoterapi orta deri anlamına geliyor. Deriye belirli açılardan birçok iğne batırıldıktan sonra bağışıklık sistemini harekete geçirme esasına dayanıyor. Bu tedavinin selülitlere ne kadar etkili olabileceği hakkında, mezoterapist Halim Küçükay şunları söylüyor: “Damar uçlarını, özel ilaçlarla uyararak kan dolaşımı hızlandırıyoruz. Duyarlı sinir uçlarının uyarılması, deri altında damar açıcı reaksiyon meydana getirir. Açılmış kılcal damar uçlarına verilen, selüliti giderici ilaçlar, doğrudan sorunlu bölgeye etki ederler. Bu tıpkı, hastalıklı bir yaprağı kurtarmak için, ilacı ağacın köküne değil de, hasta olan yaprağa enjekte etmeye benzer. Böylece sağlam yapraklara zarar verilmeden, hastalıklı yaprak kurtarılmış olur. Mezoterapi, sonuçlarının hızlı ve kesin olması, ilaçların küçük dozlarda kullanılması nedeniyle selülit tedavisinde, bayanlan arasında en çok tercih edilen metodlardan birisidir.”

şizofreni nedir?, tipleri, belirtileri

Tem 8th, 2008 Posted in ruh sağlığı | no comment »

Şizofreni işlevselliğin önemli derecede bozulduğu, duygu, düşünce ve davranış bozukluklarının görüldüğü gerçeklikle uyuşmayan bulgularla belirli nedenleri bilinmeyen bir bozukluktur. Hastalık genelde ömür boyu sürer.

Paranoid Tip :

Tek bir konu ile ilişkili sistematize düşünce bozukluğu veya kulağa ses gelmesi ile belirgin olan tiptir. Şüphecilik temel bulgudur.

Dezorganize Tip :

Dağınıklılık, konuşmada ve davranışlarda aşırı bozulma ile belirgin olan tiptir. Künt ve uygunsuz görünüm belirgindir.

Katatonik Tip :

Konuşmazlık, karşı çıkıcı (negativist) tutum, katılık, amaçsız taşkınlık, sözleri ve davranışları taklit etme gibi özelliklerin belirgin olduğu tiptir.

Farklılaşmamış Tip :

Belirgin düşünce bozukluğu, ses duyma, dağınıklılık ve davranışlarda bozuklukla giden tiptir. Katatonik, dezorganize, paranoid tiplerin özellikleri yoktur.

Rezidüel Tip :

İçe çekilme, konuşmazlık, donuklukla belirli olan tiptir. Belirgin düşünce bozukluğu, ses duyma, dağınık davranış yoktur.

Toplumda görülme sıklığı %1’dir. Kadın erkek oranı eşittir. 15 ile 35 yaş arasında başlar. %80’i ayaktan tedavi edilmeye çalışılır. Genetik, biyolojik ve sosyal nedenlerden dolayı şizofreninin ortaya çıktığı kabul edilir.

Şizofrenik hastanın klinik , hastaneye yatışı, ilaç tedavisini ve davranış, aile grup, bireysel, sosyal becerileri geliştirme ve rehabilitasyon terapileri gibi psikososyal tedavileri içerebilir.

Narkolepsi nedir?, belirtileri, tedavisi,

Tem 8th, 2008 Posted in ruh sağlığı | no comment »

Narkolepsi, gündüz aşırı uyku eğilimi, uykuda paralizi, katapleksi ve hipnogagik halüsinasyonlarla giden bir hastalık sendromudur. Narkolepsi nedeni belli olmayan bir sendromdur. Gündüz aşırı uyku eğilimi nedeniyle günlük yaşamsal aktiviteyi bozar. Gece uyku kalitesi bozulmuş ve REM uykusunda patolojik değişiklikler olmuştur. Diğer sık görülen hastalıklara göre seyrek görülmekle birlikte,sık görülen bir hastalıktır.Hastalığın oluşumunda genetik geçiş olduğu gösterilmiştir. Hastalık erkeklerde daha fazla görülür. Hastalık çoçukluk yaşından başlayarak, 50′li yaşlara kadar ortaya çıkabilir. Narkolepsi yaşam boyu süren bir hastalık olup, devamlı tedavi gerektirir. Tedavide santral sinir sistem uyaranı olan ilaçlar kullanılır. İlaç tedavisinde yan etkiler, ilaca tolerans gelişebilir.

İnsomnia nedir?, belirtileri, bilgiler

Tem 8th, 2008 Posted in ruh sağlığı | no comment »

İnsomnia, uykuya güç dalma, uykudan sık uyanma, uyku zamanın kısalması ve dinlendirici olmayan uykuya verilen addır. İnsomniaya bağlı olarak hasta uykudan dinlenmemiş kalkar, yorgundur, çalışma kapasitesi azalmış, mutsuz, depresiftir ve anksiyetesi olabilir. Kişinin günlük davranışlarında değişiklikler olur.
Yine en çok yakınılan konu gündüz aşırı uyku eğilimidir.
zordur, uyku hijyenini sağlayarak, davranışsal ve ilaç yapılarak kişinin yakınmalarının üstesinden gelinmeye çalışılır.

kuduz nedir?, belirtileri, teşhisi, tedavisi

Tem 6th, 2008 Posted in genel sağlık | no comment »

Kuduz şüphesi olan bir hayvan ısırdıktan sonra ısırılan yerden bol kanakıtılır. Sonra oksijenli suyla yıkanıp, tentürdiyot sürülür. Bu işlemsık sık tekrarlanır.

Kuduz, beyni etkileyen virüsler tarafından oluşturulan bir hastalıktır. İnsanlara hastalığa yakalanan hayvanların salyası ile geçer. Köpekler, kediler, tilkiler ve yarasalar hastalığa yakalanabilirler ve insanlara bulaştırabilirler. Virüsün, ısırılmadan hemen sonra gelişen kuluçka devri ortalama 3-7 hafta, bazen de 10 gün ile 2 yıl arasında değişir.

Belirtiler:

  • Ağrı ve hayvanın ısırdığı yerde renk değişimi
  • Deri duyarlılığı
  • Ağızdan fazla salya akması
  • Sakin durumda iken öfkelenme
  • Ölümlere sebep olan konvülsiyonlar (istem dışı kasılmalar) ve felçler

    Teşhis:

    Kuduz hayvanın ısırdığı bölgede ağrı ve gıdıklanma, kaşınma hissi meydana gelir. Kişi sıcaklık değişikliklerine, hava akımlarına hassastır. Bir sıvı içerken yutamama nedeniyle boğulma olayına maruz kalır. Kişide huzursuzluk, adale spazmları ve yoğun salya mevcuttur. Sonunda konvülsiyonlar (istem dışı kasılmalar) ve felçler ortaya çıkar.

    Kuduz ne kadar ciddidir?

    Eğer kedi veya bir çiftlik hayvanı tarafından ısırıldıysanız, hayvanın 1 hafta ile 10 gün arası gözetim altında tutulması gerekir. Eğer hayvan bu sürede ölürse, beynini test edip kuduz virüsü bulunup bulunmadığını araştırmak gerekir. Hayvanın ve yaranın durumuna göre, aşıya gerek olup olmadığına karar verilmelidir.

    Aşılama, vücuda giren virüslerin hastalık çıkarmasına fırsat kalmadan vücutta bağışıklık oluşturması esasına dayanır. Bu nedenle ısırıldıktan hemen sonra bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bir insanda kuduz ortaya çıktan sonra tedavi mümkün değildir.

  • Sayfa 1 ve 71234567»

    Lida