|
|
| ||
|
Sağlıklı ve doğal olarak bilinen normal doğum birçok annne adayının aynı zamanda korkulu rüyasıdır. Normal doğumu bir kabus olmaktan çıkarıp iyi bir deneyim haline getirmek için kadınlara ne gibi yardımlarda bulunabiliriz? Öncelikle anne adayının zihninde doğum süreci netleştiğinde daha sakin olmalı ve doğum sırasında sağlık personeli ile işbirliği içinde doğumun güvenli bir şekilde gerçekleşmesine yardımcı olmalıdır. Anne adayı ile doktorun işbirliği yapması her iki taraf için süreci kolaylaştıracaktır. Gebeliğin son üç ayına girildiğinde, anne adayında genellikle doğum ile ilgili gerginlik başlar. Aslında bu korku ve endişe doğaldır. Gebelik boyunca kadın doğum hekimi ile kurulan kontak ve diğer doğum ekibi ile gebeliğin son döneminde tanışmak; bu korkuların yenilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Hatta son dönemde doğumun gerçekleşeceği ortamı görmek, ekiple tanışmak da doğuma hazırlık için atılabilecek önemli adımlardır. Gebelik süresince yapılabilen ve doğumu kolaylaştıran egzersizler mevcuttur. Bunları uygulamadan önce en önemli şart, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından egzersize engel olacak bir sağlık probleminin olmadığının tespit edilmesidir. Gebelik esnasında uygulanabilecek egzersizlerin başında yürüyüş, yüzme, aerobik hareketler ve bisiklete binmek gelmektedir. Solunum egzersizleri de doğum sırasında ağrıyı kontrol etmekte faydalıdır. Günlük önerilen egzersiz süresi 30 dakikadır. Obezite ve hamilelik sırasında aşırı kilo alımı normal doğumu zorlaştırmaktadır. Gebelikte alınması tavsiye edilen kilo hastanın gebelik öncesi kilosuna göre değişmektedir. Vücut kitle indeksinin 25’in üzerinde iken hamile kalan kadınlarda gebelik süresinde 10 kilodan az kilo alımı önerilmektedir. Bu nedenle kilo alımı kontrol altında tutulmalı gerekirse uzman bir diyetisyon tarafından yardım istenmelidir. Hamilelik süresince yapılacak düzenli egzersiz de kilo alımını kontrol altında tutmaya yardım eder ve gebelikte oluşabilecek gestasyonel diyabeti önleyebilir. Obezite ve gestasyonel diyabet bebeğin fazla kilolu olmasına neden olur bu da doğum sırasında bebekte zorlanma sonucu kırık ve felçlere, annede yırtıklara yol açabilir. Doğumun ikinci evresi olarak bilinen rahim ağzının tam açıklığa (yani 10 cm’e) ulaşması ile başlayan ve bebeğin doğumu ile sonlanan sürecin rejiyonel anestezi ile 3 saat, anestezisiz 2 saatten uzun sürmesi durumunda kadın hastalıkları ve doğum uzmanının hastayı yeniden değerlendirmesi gerekmektedir. Ya annenin kemik çatısı o kilodaki bir bebeğin doğumuna uygun değildir ki bu durumda sezaryen ile doğum kararı alınmalıdır. Ya da anne doğru ve etkin bir şekilde ıkınamıyordur. Bu tür durumlar ile en sık ilk gebeliklerde acemi anne adaylarında karşılaşıyoruz. Süreç sonunda anne bitkin ve halsiz düşmektedir. Bazı durumlarda da doğum çok yakındır ancak bebeğin kalp atımlarında bebeğin kafasına bası nedeniyle düşmeler başlamış olabilir. Uzman hekimin değerlendirmesi sonucu normal doğuma engel bir faktör tespit edilemiyorsa doğumu bu aşamada hızlandırmak amacıyla doğuma yardımcı yöntemlerden forseps veya vakuma başvurulabilinir. Her iki yöntemin de tecrübeli bir uzman kadın doğumcu tarafından uygulanması gerekmektedir. Bu yöntemlerin temeli bebeğin başının tutularak doğum için uygun pozisyonda değil ise uygun pozisyona çevrilmesi ve aynı anda çekme kuvveti uygulanarak bebeğin doğumunun sağlanmasıdır. Bu yöntemlerin uygulanması için bebeğin başının doğum kanalında belli bir seviyeye kadar inmiş olması şartdır. Forseps yönteminde bebeğin başı iki adet metal büyük kaşığa benzer aletlerle kafanın iki yanından kavranmaktadır. Vakumda ise, bebeğin başı içinde negatif basınç oluşturulan ve bebeğin başına yapışan metal veya plastik başlıklarla tutulur. Sabit bir çekme kuvveti uygulanarak anne gelen sancı ile ıkınırken bebeğin doğum kanalında ilerlemesi sağlanır. Bu esnada diğer yardımcı bir sağlık personeli anne karnı üzerinden rahim tepesine kuvvetlice bası uygulayarak bebeğin doğum kanalında ilerlemesini destekleyebilir. Tüm bu itme ve çekme hareketleri esnasında anne ve bebeğe zarar verilmemesi açısından profesyonel sağlık ekibi tarafından dikkatlice yapılmalıdır. Aksi takdirde bebeğin başında cilt altı, beyin çevresi ve içi ciddi kanama, annede kalıcı hasara yol açan yırtıkların oluşması gibi riskler artar. Bu yöntemler kalp ve solunum hastalığı gibi medikal problemleri bulunan ve doğum sırasında fazla yorulması istenmeyen anne adaylarına da uygulanmaktadır. | ||
| Ana Sayfa |