Archive for Mart, 2009

Tuz: Doğal antidepresan görevi görüyor

LONDRA – Tuzun fazlasının zararlı olduğunu bilmeyen yok. Ama bilimadamlarına göre insanlar bu gerçeği bilseler de kendilerini mutlu ettiği için, yediklerine daha fazlasını koymaya meyilli olabilir.

ABD’deki Iowa Üniversitesi’nden araştırmacıların, Psikoloji ve Davranış dergisinde yayımlanan raporunda, tuzun doğal bir antidepresan olabileceği görüşüne yer verildi.

Fareler üzerinde yapılan deneylerde tuz eksikliğinin, hayvanları normalde yapmaktan hoşlandıkları aktivitelerden uzak durmaya yöneltmiş ki bu depresyona bir işareti olarak yorumlanan bir durum.

Bununla beraber uzmanlar, aşırı tuz tüketiminin yüksek tansiyona yol açtığı konusunda uyarıyor.

Read the rest of this entry »

Archived under Kategorilenmemiş Yorumlar

Gıdaların kabuğundaki kimyasallara dikkat edin

ANKARA – Türkiye Diyetisyenler Derneği Başkanı Prof. Dr. Yasemin Beyhan, gıdaların vitamin değerlerinin azalmaması ve kalitelerinin korunabilmesi için yıkama, pişirme ve saklama aşamalarına özen gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Vitamin ve minerallerin fiziksel-zihinsel gelişim ile bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesi açısından çok önemli olduğunu ifade eden Beyhan, vitamin kaybının az olabilmesi için gıdaların tüketilmeye en yakın zaman içinde hazırlanarak pişirilmesinin önemli olduğunu belirtti.

Yapılan bir araştırmada, hastane menülerinde çıkan kıymalı ıspanak yemeklerindeki C vitamini yoğunluğunun incelendiğini anlatan Beyhan, ”Araştırma kapsamında hazırlanan yemek, tüm hastanelerdeki hazırlama ve pişirme yöntemlerine esas alınarak yapıldı. Araştırmada sonucunda yemeklerin içindeki C vitamini yüzde 0.23 miligram çıktı. Oysa bunun en az 20 miligram olması gerekiyordu” dedi.

Sebzelerin pişirilmeye yakın zamanda köklerinden ayıklandıktan sonra bütün halde yıkanması” gerektiğini kaydeden Beyhan, ”Bol akan suyun altında iyice yıkandıktan sonra mümkün olduğunca büyük doğranıp sıcak pişirme ortamına atılmalı. Uzun süre pişirilmemeli, suda eriyen vitaminlerin kaybolmaması için az suda hazırlanmalı. Kesinlikle bir gün öncesinden suda bekletilmemeli” uyarısında bulundu.

Read the rest of this entry »

Archived under Saglık Makaleleri Yorumlar

Sürekli krampa karşı magnezyum katkısı

İSTANBUL – Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faik Altıntaş, adalenin aniden kasılıp sert bir hal alması anlamına gelen kramp hakkında bilgi verdi.

Krampın çeşitli nedenleri olduğunu belirten Altıntaş, en yaygın iki nedeninin, soğuk ve yorgunluk olduğunu bildirdi.

Soğukta kan dolaşımı azaldığı ve adaleye oksijen ve şeker az geldiği için adalenin kendini korumasıyla kramp girdiğini aktaran Altıntaş, soğuk denizde adaleye kramp girme olasılığının sıcak denize göre daha fazla olduğunu kaydetti.

Read the rest of this entry »

Archived under Kategorilenmemiş Yorumlar

Batı tipi beslenme, şeker hastası yapıyor

KONYA – Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prf. Dr. Ahmet Kaya, kalıtımsal ve çevresel etkenlerin birleşimiyle oluşan diyabetin, kan glikoz seviyesinin aşırı derecede yükselmesiyle ortaya çıkan metabolik bir bozukluk olduğunu söyledi.

Görme bozukluğu, kısa süre içinde gözlenen kilo kayıpları, çok yemek yeme, çok su içme ve yorgunluğun, şeker hastalığının belirtileri arasında yer aldığını anlatan Kaya, bu hastalığın ilaçla tedavi edildiğini, ilerlemiş vakalarda insülin tedavisi uygulandığını vurguladı.

Açlık şeker ölçümü 126 ve üzerinde olan kişinin şeker hastası olarak kabul edildiğini ifade eden Kaya, eskiden dünyada şeker hastalarının genel nüfusa oranı yüzde 6-7 düzeyindeyken, bu oranın son yıllarda yüzde 10′lar seviyesine ulaştığını kaydetti.

Şeker hastalarının, bu hastalığın ilerlemesini durdurarak yaşamlarını normale yakın şekilde devam ettirebileceklerini ifade eden Kaya, ”şeker hastalığında önemli olan, hastanın ilaç kullanımı, yeme içme ve günlük yapılması gereken hareketler gibi konularda eğitilmesidir. Bu hastalığın tedavisinde hasta eğitimi, her şeyin başında gelmektedir” dedi.

Hastalığın nedenleri arasında, kalıtımsal özellikler yanında yanlış beslenme alışkanlarının da önemli rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Kaya, şunları kaydetti:
”Yüksek kolesterol, yağ ve kalori içeren gıdaların tüketildiği ‘Batı tipi’ beslenme şekli, şeker hastalığının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Türk toplumunda da giderek yaygınlaşan fast food türü yiyecekler, vücudun yağlanmasına, obeziteye yol açıyor. Obezite de şeker hastalığının ortaya çıkmasında önemli rol oynuyor. Sağlıksız beslenmeye hareketsiz yaşam tarzı da eklenince şeker hastalığı kaçınılmaz oluyor. Çünkü, spordan uzak hareketsiz yaşam tarzı, diyabete adeta davetiye çıkarmaktadır.”

Kaya, diyabet riskini azalmak için, rafine gıdalardan uzak durulması, Akdeniz mutfağına ağırlık verilmesi, meyve ve sebzenin bol miktarda tüketilmesi ve spor yapma alışkanlığı kazanılması gerektiğini vurguladı.

BİTKİYLE TEDAVİ YÖNTEMLERİNİ BİR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN

Şeker hastalarının tedavi sürecinde en fazla yaptığı hatanın ise hekimin önerilerinden çok, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmesi olduğunu anlatan Kaya, şöyle konuştu:
”Pek çok şeker hastası, eşin dostun tavsiyesiyle çeşitli bitkileri kullanıyor. Dünyada bazı hastalıklara iyi geldiği söylenen 5 bine yakın bitki var. Bu bitkilerin yarısına yakını, insan sağlığı için tehlikelidir. Vücuda yararı veya zararı tam olarak bilinmeden bu ilaçları kullanmak büyük risk almak demektir. Bu otların yenmesi ya da kaynatılarak sularının gelişi güzel içilmesini, hasta, hayatıyla bile ödeyebilir. Şeker hastalığının tedavisi için modern tıbbın ürettiği ilaçlar vardır ve tedavi bu ilaçlarla yapılır.”

Archived under Kategorilenmemiş Yorumlar

$kod