Kansere karşı spor yapın

Posted on Çarşamba 29 Ekim 2008

Ayşe Gülgün Çolak, kadınların korkulu rüyası haline gelen meme, rahim kanseri, diyabet, kolesterol ve kemik erimesi riskinin en aza indirilmesi için spor yapmaları gerektiğini söyledi.Sporun önemi hakkındabilgi veren Beden Eğitimi Meslek Yüksekokulu öğretim görevlisi Ayşe Gülgün Çolak, özellikle bayanlarda sık rastlanan bazı hastalıkların spor yapılarak en aza indirilebileceği, bunun bazı üniversitelerde bilimsel olarak yapılan çalışmalarla kanıtlandığını ifade etti.Bayanların erkeklere göre daha hareketsiz bir yaşam sürdürdüğünü belirten, “Toplumdan yüklenen rol gereği, bayanlar dışarıdaki işler yerine ev işlerinin rolünü üstleniyor. Özellikle son yıllarda ev kadınları bulaşık yıkamadan, ekmek kesmeye kadar her türlü işlerini makine ile yapıyorlar ve böylece çok hareketsiz kalıyorlar. Bedenin hiç hareket etmemesi meme kanseri, rahim kanseri, diyabet, kemik erimesi gibi hastalıkların kadınlarda erken yaşlarda görülmesine neden oluyor” dedi.

(daha fazla…)

admin @ 15:21
Kategori: kanser hastalığı
Çocuğunuzu övmeniz büyük fark yaratır!

Posted on Cuma 24 Ekim 2008

Çocuğunuzu övmeniz büyük fark yaratır!

Ebeveynler genellikle çocukları sözlü olarak övmenin ve gülümseme ya da kucaklama gibi diğer sosyal ödüllerin çocuk yetiştirmedeki önemini gözden kaçırırlar. Ebeveyn olarak övgünün

dikkat çekici şekilde iyi davranışlar ya da çocuğun muhteşem bir performansı için saklanması gerektiğine inanabiliyoruz. Çoğu zaman çocukların sessizce oyun oynamak ya da şikayet etmeden ev işlerine yardımcı olmak gibi iyi davranışlarını övme gereği duymuyoruz.
Oysaki araştırmalara göre, olumlu davranışların ilgi ve övgü görmemesi çocukların olumsuz davranışlarını arttırmaktadır. Aslında övgü ve cesaretlendirme, yeni bir beceriyi öğrenirken çocuğun attığı küçük adımları yönlendirmek, olumlu benlik algısını teşvik etmek ve çocukların zor işler karşısında kararlılıkla devam edebilmelerini sağlayan motivasyonu onlara sunmak için kullanılabilir. Maddi ödüllerin aksine, övgü ve diğer sosyal ödüller bakımından sınırsız bir kaynağa sahibiz. Çocukların olumlu davranışlarını övgüyle teşvik etmek çok az vakit gerektirir. “Sessizce oyun oynamana bayılıyorum. Kızıma bakın ne kadar büyümüş” türünden basit bir cümle ya da zamanlaması doğru, içten bir sarılma övgü için ihtiyacınız olan tek şeydir.
Bazı ebeveynler çocuklarını övmeyi nasıl ya da ne zaman yapacaklarını bilmedikleri için çocuk yetiştirmede çok faydalı olan bu yöntemi kullanmazlar.  Oysaki denediğiniz de görürsünüz ki övgü gibi sosyal ödüller kullanmak ve çocuklara olumlu anlamda ilgi göstermek çocuk davranışlarında kısa sürede büyük etkiler yaratmaktadır.
Çocuğunuzu Överken Dikkat Etmeniz Gereken Noktalar:
o Övgü Belirgin Olmalı
Bir yorumun diğer bir yorumla arka arkaya hızlıca sıralandığı övgü şekli bulanıktır ve çok işe yaramaz. Örneğin, “Harika yaptın… Harika çocuk… Süper… Çok güzel…” şeklindeki övgüler övmeye çalıştığınız davranışı açıklamamaktadır.
Açıklayıcı şekilde övmek daha etkilidir. Övgülerde, davranışı isimlendirerek açıklamalısınız. “İyi çocuk…” gibi bir övgü yerine “Senden rica ettiğimde oyuncaklarını topladığın için iyi bir çocuksun” ifadesi daha doğrudur. Olumlu davranışları açıklamanız çocuğunuzun hangi davranışların önemli olduğunu tam olarak anlamasına yardımcı olur.
o Doğru Davranış Övülmeli
Övgünün uygun davranışın ardından gelmesi kritiktir. Paylaşma davranışı için övgü çocuğunuz oyuncağını arkadaşıyla paylaştığı sırada verilmeli. Eğer çocuğunuz davranışın bütününe bakıldığında olumsuz bir şey yapıyorsa davranışın olası olumlu yönleri de dahil hepsini görmezden gelmek daha doğrudur. Ece, Can ile boya kalemlerini paylaşıyor ama bunu evin duvarlarını çizmek için yapıyorsa övgü almaması daha doğrudur.
o İstekli Olun
Bazı övgüler etkisizdir çünkü sıkıcı bir ses tonuyla hiç göz teması kurmadan ve gülümsemeden yapılmıştır. Aynı kelimeyi arka arkaya düz ve isteksiz bir ses tonuyla söylüyorsanız bu çocuğunuz için teşvik edici olmaz.
Övgü sözcüklerinin etkisi sözsüz yöntemlerle artırılabilir. Çocuğunuza
gülümseyin, onu gözlerinizdeki sıcaklıkla sarın ya da onun sırtını sıvazlayın. Övgü enerji dolu bir şekilde, özenle ve içtenlikle söylenmeli.
o Övgü Anında Verilmeli
Bazen övgü, olumlu davranış gerçekleştikten saatler hatta günler sonra verilmektedir. Maalesef ki, övgü cümleleri zamanla teşvik edici etkisini kaybetmekte ve yapay durmaktadır. Hiç övmemektense gecikmeli de olsa övmek elbette ki daha iyidir ama en etkili övgü şekli olumlu davranışın gerçekleştiği 5 saniye içerisinde verilen övgüdür.
o Bir Davranışın Fark Edilmesi için Mükemmel Olması Gerekmez
Bir davranışı övgü ya da olumlu anlamda ilgi görmesi için mükemmel olması gerekmez. Aslında çocuklar bir davranışa ilk kez eğilim gösterdiklerinde, hedefe ulaşana kadar geçilen her küçük adımda teşvik edilmeye ihtiyaç duyarlar. Diğer türlü, yani övgü alabilmek için yeni davranışı ustalıkla sergileyene kadar beklemeleri gerektiğinde yeni davranıştan tamamen vazgeçebilirler. Yol boyunca attığı her küçük adımda çocuğu övmek gösterdiği çaba ve öğrenme azmi konusunda onu teşvik eder. Bu sürece “şekillendirme” denir ve çocuğu başarıya hazırlar.

Gelişim Uzmanı Psikolog Sinem Olcay

İstanbul Parenting Class

Zeytinoğlu Cad. Arzu 1 Apt.

No:2 Diare:27

Etiler/İstanbul

T&F: 212 351 90 01

sinem@istanbulparentingclass.com

www.istanbulparentingclass.com

admin @ 15:32
Kategori: çocuk sağlığı
Kabızlık Nedir? Ne Yapılmalıdır?

Posted on Çarşamba 22 Ekim 2008

Dışkılamanın yani defekasyonun üç gün­den daha seyrek veya normalden da­ha katı olarak yapılması halinde kabızlık­tan yani konstipasyondan söz edilir. Baş­ka bir deyişle ağızdan aldığımız besinle­rin 24-48 saat içinde barsakları terketmemesi ve gecikmesi halinde barsak tem­belliği var demektir. Mutlak kabızlık (orga­nik kabızlık) bağırsak tıkanması sonucu meydana gelir ki, bazı hastalıkların (ileus, kolon kanseri, konjenital megakolon yani Hirschsprung hastalığı vb.) teşhis belirtisi olarak çok önemlidir. Kabızlık çok kimsede barsakların çalış­masının bozukluğu sonucu görülür. Buna sebep çok kere kötü alışkanlık ve ıkınma yetersizliğidir. Yani alınan besinlerin barsaklardan geçişi normaldir. Besin artıkla­rı dışkı şeklinde ortalama 18 saat sonra barsağın son bölümüne yani rektuma ulaşmaktadır. Ancak dışkılama refleksi geç uyandığından, çeşitli nedenlerle tuvalete gitmeyi ihmal eden kimse rektumunu boşaltamamaktadır.

(daha fazla…)

admin @ 21:59
Kategori: genel sağlık
Farenjit Nedir? Tedavi Var mıdır?

Posted on Pazar 19 Ekim 2008

Nedir: , farinks adı verilen boğaz kısmının iltihabıdır. Hemen hemen herkes az ya da çok geçirir. Farinks, burun ve ağız boşluğunun arka tarafıdır. Yukarıdan aşağı doğru oluk şeklinde uzanan bir bölümdür. Burun arkasındaki kısmına nasofarinks(geniz) adı verilir. Ağız boşluğunun arkasındaki kısma ( ağzı açınca tam karşıda görülen kısmı) ise orofarinks adı verilir. Aslında aşağı doğru uzanan kısmına da hipofarinks denir ama burası bazı tümöral hastalıklar için önemliyse de açısından önemli değildir.
diyince orofarinksin iltihabı anlaşılır.

Kaç Tür Vardır: bulunma süresine göre genelde ikiye ayrılır. Eğer yeni oluşmuş ve şiddetli şikayetler yapıyorsa buna akut denir. Ancak uzun süreden beri var ve hastada çok şiddetli olmayan şikayetler yapıyorsa buna da kronik (müzmin) adı verilir

Farenjitin Sebebi Nedir: Akut genellikle üst solunum yolu infeksiyonlarının bir parçası olarak görülür ve sebebi çoğunlukla virüslerdir. Bazen bakteriler de bu hastalığa yol açabilirler. Bazı kimyasal maddelerin veya tahriş edici meddelerinde farinkse teması ile akut gelişebilir. Kronik farenjitte ise yine virüslerde rol oynamasına rağmen genellikle tahriş edici bir faktör vardır. Bunlar arasında en önemlileri olarak sigara içilmesi, alkol kullanılması, alerji, geniz akıntısı, kuru ve kirli hava , burun tıkanıklığı yapan faktörler (burun solunum havasının nemini ve ısısını ayarlar. Eğer burun tıkanıklığı varsa uygun olmayan nem ve ısıdaki hava farinkse temas eder ve farenjiti kolaylaştırır.), mideden asit kaçağı (reflü) , aşırı sıcak veya soğuk besinler, boğaz temizleme refleksinin aşırı olması, diş ve bademcik iltihapları, geniz eti sayılabilir.

Ne Gibi Belirtileri Vardır: Akut ’te hastanın şikayetleri daha belirgindir. Boğaz ağrısı, yutkunma zorluğu, boğazda kuruluk,yanma veya kaşınma hissi, ateş, öksürük gibi şikayetler olur. Buyunda beze, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, baş ağrısı, halsizlik-kırgınlık, ses kısıklığı gibi şikayetlerde görülebilir. Kronik farenjitte ise akut farenjitin aksine ateş, halsizlik ve kırgınlık gibi şikayetler pek görülmez. Boğaz ile ilgili şikayetler daha hafiftir ancak ya hiç kaybolmaz ya da çok kolay ortaya çıkar. Boğazda kuruluk hissi, gıcık, yanma, kuruluk, yabancı cisim hissi, takılma, hafif yutkunma zorluğu gibi şikayetler olur. Gıcık öksürüğü şeklinde bir öksürükte eşlik edebilir. Hastalar boğazını temizleyerek rahatlayacakları hissine kapılırlar ve sürekli temizleme hareketi yaparlar. Ancak bu çoğu zaman boğazı daha fazla tahriş etmeye neden olur.

Muayenede Ne Görülür: Akut Farenjitte, farinkste kızarıklık ve ödem görülür. Ayrıca geniz akıntısı, boyunda beze, burunda ödem ve akıntı gibi bulgulara rastlanabilir. Kronik farenjitte de boğazda yine kızarıklık vardır. Ayrıca kronik farenjiti ortaya çıkaran başka durumlar varsa bunlara ait bulgular görülür. Örneğin; burunda kemik eğriliği (deviasyon), et büyümesi, alerjiye veya iltihaba bağlı akıntılar görülebilir.

Teşhis Nasıl Konur: Hem akut hemde kronik farenjitin teşhisi hastanın anlattıkları ve muayene bulgularına göre konur. Genellikle herhangi bir tetkik yapmak gerekmez. Ancak eğer sinüzit düşünülüyorsa film çekilmesi veya nadiren kan sayımı ya da kültür-antibiyogram yapılması gerekebilir. Farenjite neden olabilecek bir başka hastalık düşünülüyorsa buna ait tetkikler yapılabilir.

Nasıl Tedavi Edilir : Akut farenjite virüslerin neden olduğu düşünüldüğünde antibiyotik verilmesi gerekli değildir. Ancak sıklıkla virüslerin yaptığı iltihaba bakterilerde eklendiğinden antibiyotikler hastalığın iyileşme süresini kısaltmaktadırlar. Antibiyotik olarak penisilin türevleri, sefalosporin veya makrolidler kullanılabilir. Antibiyotiklerin yanısıra, ağrı kesici-ateş düşürücü ilaçlar, alerji düşünülen hastalarda antihistaminikler, burun açıcı spreyler, öksürük kesiciler ve ağız gargaraları kullanılabilir. Pastiller genellikle faydasızdır. Kronik farenjitin ise tedavisi oldukça zordur. Hem doktorun tedavi uygulaması hende hastanın bazı durumlara dikkat etmesi gerekmektedir. Ancak yine de kronik çoğu zaman tam olarak ortadan kaldırılamaz. Tedaviyi belirlemek için kronik farenjiti ortaya çıkaran başka bir faktör olup olmadığına bakılmalıdır. Eğer bulunursa önce onun tedavisi gerekir. Alerji, burun kemiğinde eğrilik veya burunda et, sinüzit, mideden asit kaçağı(reflü) gibi hastalıklar uygun şekilde gerkirse ameliyatla düzeltilmelidir. Antibiyotikler genellikle faydasızdır. Geniz akıntısın azaltıcı ilaçlar veya ağız gargaraları sık kullanılırlar. Bazen mideden asit kaçağını önleyici ilaçlarda verilebilir. Hastanın dikkat edecği durumların başında sigaranın dumanından bile uzak kalmak gelmektedir. Dikkat edilecek durumlar şöyle sıralanabilir:
-Sigara ve alkol almamak
-Tozlu yerlerde ve kirli havada bulunmamak
-Aşırı sıcak ve soğuk gıda almamak
-Üşümemeye çalışmak
-Alerjiye neden olan faktörlerden uzak kalmak
-Reflü düşünülen hastalarda akşam saatlerinde çay-kahve-alkol almamak ve mideyi aşırı doldurmamak
-Boğazı temizlemeye çalışmamak
Uygun tedavi ve hastanın maksimum dikkati bile kronik farenjitin bulgularını ortadan kaldırmayabilir. Ancak bulgular hafifleyebilir veya geçici olarak kaybolabilir.

Kaynak: kbb hastanesi

admin @ 21:26
Kategori: kulak burun boğaz
Viagra hakkında bilmeniz gereken 10 şey

Posted on Pazar 19 Ekim 2008

Bu küçük mavi hap pek çok insanın cinsel hayatının ayrılmaz parçası oldu.

İşte bu mucizevi ilaç hakkında bazı bilgiler:

1. İlk olarak Pfizer tarafından çıkarılan baklava şeklindeki tabletlerin etkin maddesi sildenafil. Dünya ilaç tarihinde en hızla genişleyen satış rakamına bu ilaç ulaştı.

2. cinsel arzu uyandırmıyor ve ancak ‘partnerini cinsel olarak arzulayan’ erkeklerde ereksiyon sağlıyor. Bu nedenle, cinsel gücüne sayesinde kavuşan pek çok erkek, ‘cinsel yönden arzulayabilecekleri’ genç kadınlar uğruna eşlerinden boşandı. boşanmaları adı verilen bu süreç, feministleri çılgına çeviriyor.

3. Türkiye’de ilk başlarda ‘doktor heyeti’ raporunu istinaden yazılan reçeteyle verilen , bugün artık reçetesiz satın alınabiliyor. Amerika ve İngiltere gibi ’nın reçeteye tabi olduğu ülkelerde ise online ilaç satışı yoluyla satışları gerçekleşiyor. Diabet ve tansiyon hastalarının ’yı doktor kontrolünde kullanması tavsiye ediliyor.

4. Online yoldan satılan viagraların pek çoğu sahte. Batı’da ‘sahte ’ satışının önlenmesi için satışlarının reçetesiz hale getirilmesi konusu da tartışılıyor.

5. bir tedavi, sertleşme bozukluğu ise bir semptom. Sertleşme bozukluğunun kardiyo vasküler bir bozukluktan dolayı ortaya çıktığı durumda, doktora danışmadan kullanan erkekler, kalp rahatsızlığını görmezlikten gelmiş olabiliyor. Bu durumda yaşanan kalp krizlerinin sorumlusu değil, kullanıcının zaten mevcut olan kalp sorunları oluyor.

6. Vigrayı greyfurt suyuyla almak kandaki sildenafil seviyesinde ufak bir yükselmeye neden olabilir. Aynı şekilde karpuzda bulunan sitrülin maddesi de vücut tarafından arjinin maddesine çevriliyor ve bu maddenin vücuttaki etkisi Viagranın etkisine benziyor.

7. ’nın en çok rastlanan yan etkileri, başağrısı, göz kararması ve göz kararması. 2005 ve 2007 yıllarında Amerikan Federal İlaç Dairesi, Pfizer’i uyararak kullanıclara ’Nı körlük ve sağırlığa yol açabileceği uyarsında bulunmasını istedi. Kalp rahatsızlığıyla ilgili ilaç kullananlar veya nitrat bileşiği içeren maddelerle birlikte alındığında Viagranın tehlikeli yan etkileri görülebiliyor.

8. her ne kadar ereksiyon sağlıyorsa da Belfast’taki Queen’s Üniversitesi’nden Dr.David Green’in yaptığı bir araştırmaya göre sperm hücrelerinin ‘dölleme’ yeteneğini düşürüyor. Ancak kullanan erkelerin pek çoğu zaten artık çocuk sahibi olmak istemeyen bir yaş grubunda oldukları için, bur durum ciddi bir sorun olarak görülmüyor.

9. ’nın kategorisi içinde değerlendirilebilecek Sextasy, Poke ve Vitamin V gibi ilaçlar kokain ve eskstazi’nin etkisini dengeleme işlevi görüyor. Ama ’yı amil nitratlarla karıştırmak ani tansiyon düşmelerine yol açabiliyor ki bunu sonucunda kalp krizi riski yüksek. ’yı asla uyuşturucuyla birlikte kullanmamak gerekiyor.

10. , cinsel gücü pekiştirmek açısından erkeklerde o kadar garantili bir etkiye sahip ki bir tür psikolojik bağımlılık yaratabiliyor. Normalde ereksiyon bozukluğu yaşamayacak bile olsalar, bazı kullanıcılar ‘her ihtimale karşı’ almayı sürdürüyorlar. Bu bağımlılıkla mücadele etmek için www.viagraholics.com sitesini ziyaret etmeniz tavsiye olunur.

http://www.haberturk.com/haber.asp?id=101154&cat=220&dt=2008/10/06

admin @ 21:18
Kategori: cinsel sağlık

akciğer kanseri